Bir şeyin esasını, gerçeğini araçtırmak.
...
Arama Sonucu – "Duş ı ıztırar"
aslına dayalı olarak
– esastan
...
Aslında
– zarf. Asıl olarak, esasen, esasta, haddizatında
...
Aşmaza düşmek
işinden şıkılması zor bir durumla karşılaşmak.
...
astarı yüzünden pahalı olmak (pahalıya gelmek)
– bir işin ayrıntılarına harcanılan para veya emek, elde edilen sonucun değerini aşmak
...
astarlık ince bez
– salaşpur
...
Astığı astık, kestiği kestik
Zalim, acımasız, zorba (kimse).
...
astım
– Bronşların daralmasından ileri gelen nefes darlığı
– Fransızca. asthme tıp
...
astım
– Bronşların daralmasından ileri gelen nefes darlığı
...
asudehatır
gönlü rahat, huzurlu.
...
at alıp satan veya yetiştiren kimse
– cambaz
...
At başı (gitmek)
– eşit durumda olmak
– beraber, bir hizada (gitmek).
...
At pazarında eşek osurtmuyoruz
“Beni dinle, boş şeyler söylemiyo rum.” anlamında.
...
atabarı
Artvine özgü halk oyunu
...
atacılıkla ilgili
– atavik
...
atacılıkla ilgili
– atavik
...
ataları hunlar olan avrupalı topluluk
– Macarlar
...
atan atıcı
– Okçu
– Nişancı
– Yalancı
– Palavracı
– rami, ramiyye
...
Ateş almaya mı geldin?
– uğradığı yerden hemen gitmeye kalkan kimseye sitem olarak söylenen bir söz
– “Niye acele ediyorsun; ne acelen var?” anla mında.
...
Ateş bacayı (saçağı) sarmak
Bir iş çok tehlikeli, önüne geçilemeyecek bir duruma gelmek. (Kars. iş işten geçmek.)’
...
Ateş pahası (pahasına)
– çok pahalı, fiyatı çok yüksek.
...
Ateş parçası
– sf. Çok canlı, hareketli, becerikli, çalışkan.
– Çok yaramaz (çocuk).
– Canlı
...
Ateş yağdırmak
Ateşli silahlarla sürekli atış yapmak.
...
Ateşi başına vurmak
çok öfkelenmek, sinirlenmek.
...
Ateşi düşmek
(Hasta işin) Vücut ısısı azalmak.
...