çok sağlıklı olduğu yüzünün renginden anlaçılmak; yüzünden kan damlamak.
...
Arama Sonucu – "Havada da bulunan bir gaz"
yanardağ ağzı
– jeoloji. Yanardağın tepesinde, yamacında veya eteğinde arka arkaya patlamalar ve püskürtmelerle oluşmuş koni biçiminde delik, krater.
– fetha-i bürkân
– Yanardağın tepesinde, yamac ...
yanardağ ağzı gölü
– Kimi sönmüş yanardağların ağızları içinde oluşan çember biçimli göl.
– Lav çıkarmaksızın yalnız gaz ve komşu kayaçların parçalarını çıkaran patlamalarla oluşmuş, yanardağ ağzına benzer, ...
Yanardağ ifrazatı
– lav
...
yandan görünüş
– profil
...
Yandan şarklı
1. Kollarını çok sallayarak ya da bir omzu düşük ola rak yürüyen (kimse). -2. şekeri yanına konmuş (kahve). -3. çok ağır giden taşıt.
...
yandaş
– Birinden yana olan veya bir düşünceye, bir isteğe katılan, onu destekleyen kimse, yanlı, taraflı, taraftar
...
Yangın yerine dönmek (bir yer)
Orası karmakarışık, dağınık bir du ruma gelmek.
...
Yangından mal kaçırır gibi
Telaşla, ivedilikle ve herkesten gizlemeye çalışarak; gümrükten mal kaçırır gibi.
...
Yanı başında
– zf. Hemen yanında
...
Yanına bırakmamak (koymamak) (birinin, bir davranışını)
Birinin ters bir davranışına muhakkak cevap vermek, ondan öç almak istemek.
...
Yanından bile geçmemiş
O şeyle hiçbir ilgisi, benzerliği yok.
...
Yanıp tutuşmak (biri, bir fay işin)
1. Birini ya da bir şeyi çok sevmek. -2. Bir şayi alda etmek iğin şabalamak, alda edarne de çok üzülmek
...
yaprakları yenen bir bitki
– Tere, Roka, Radika, Labada, Marul, Ispanak
...
Yar etmemek (birini, bir şeyi birine)
O şeyin, onun olmasına izin vermemek.
...
Yar olmamak (bir şey, biri, birine)
O şey onun işine yaramam hayrı dokunmamak
...
Yaradana sığınıp
Bütün gücünü toplayarak, olanca gücüyle.
...
Yaraya merhem olmak (bir şey)
O şey zamanla bir gereksinme/karşılamak
...
yardakçı
– Kötü işlerde birine yardım eden kimse
– yardımcı, yüze gülücü
...
yardakçılar
– avaneler
...
yargıda bulunma
– karşılaştırma yapmak
– değerlendirme yapmak
– açıklama yapmak
– hüküm vermek
– karar vermek
– Seçenekler arasında doğru akıl yürütmek
...
Yarı yolda bırakmak (birini)
1. Ona yapılan yardımı, elverişsiz ve zamanda kesmek. -2. Birlikte girişilen, yapılan bir işten, o iş henüz bitirilmeden ayrılmak.
...
yarım daire
– mat. Bir dairenin bir yarım çember ve bir çapla sınırlanan yarısı
...
Yarımada
– Yalnız bir yanından ana karaya bağlı, öbür yanları suyla çevrili kara parçası.
– Ana kara ile bağlantı kurduğu kıstak yöresi dışında, üç yanından denizle çevrilmiş kara parçası.
– ...
Yasak savmak (biri) (bir şey)
– bir nesne, bir gereksinimi geçici olarak karşılamak, şimdilik işe yaramak
– bir işi hatır için, gönülsüz olarak üstünkörü yapmak
– Verilmesi gereken bir armağanı ucuzundan, kolayın ...