– ödem
...
Arama Sonucu – "Havada da bulunan bir gaz"
Domuzdan (bir) kıl çekmek (koparmak)
Sevilmeyen ya da eli sıkı olan birinden az da olsa bir şey elde etmek. ‘
...
Dört bir tarat
Her yer, her taraf.
...
Dört duvar arasında (kalmak)
Evde, kapalı bir yerde (kalmak),
...
Dört elle sarılmak (yapışmak) (bir şeye) (birine)
1. O şeyi iyice benimseyerek ve özenle yapmak için ele almak. -2. Destek ya da yardım umulan kimseyle sıkı bağlar kurmak.
...
Dostlar başından (dostlardan) ırak
“Dostlar böyle kötü durumlarla karşılaşmasınlar.” anlamında.
...
dövme dayak atma
– kötek, patak
...
downloadable fonts
yüklenebilir fontlar yüklenebilir yazıtipleri
...
Doyum olmamak (bir şeye)
O şeyden hiçbir şekilde bıkmamak, tadına doyulmamak.
...
dubleks daire
– sf. İki katlı (ev)
– Fr. duplex
...
dudak
Leb
...
dudak (dudağını) bükmek
– Bir şeyi beğenmediğini, küçümsediğini belli etmek, umursamamak, pek aldırış etmemek
– Ağlayacak gibi olmak.
...
dudak benzeşmesi
– dil bilgisi. Dudak ünsüzlerinin veya yuvarlak ünlülerin düz ünlüleri etkileyip yuvarlaklaştırması.
– (Derleme., dudak çekiciliği, dudak uyumu) Dudak ünsüzlerinin veya yuvarlak ünlülerin ...
dudak eşlemesi
– dil bilgisi. Dudak ünsüzlerinin veya yuvarlak ünlülerin düz ünlüleri etkileyip yuvarlaklaştırması.
– (Derleme., dudak çekiciliği, dudak uyumu) Dudak ünsüzlerinin veya yuvarlak ünlülerin ...
Dudak ısırmak
1. Biçimsiz, ayıp bir duruma şaşmak. -2. Hayran kalmak.
...
Dudak sarkıtmak
Hoşnutsuzluğunu, üzüntüsünü yüz ifadesiyle belli etmek; surat asmak, somurtmak.
...
Dudak tiryakisi
Sigarayı dumanını içine şekmeden dışarı üfleyerek işen tiryaki.
...
dudak ünsüzü
– db. Ağız boşluğundan gelen havanın dudaklara çarpıp patlamasıyla veya dudakların aralığından sızmasıyla oluşan ünsüz: b, p, m, v, f.
– Her iki dudağın birbirine veya alt dudağın üst dişl ...
Dudakları titremek
Ağlayacak duruma gelmek.
...
düdenden daha geniş olan çukurlara verilen ad
– uvala
...
due date
işin biteceği tarih
...
dulda
– Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge.
– mec. Esirgeme, koruma, himaye
– Bir şeyin arka tarafı.
– Set ...
Duman almak (bir yeri) (bir şeyden)
1. Orayı sis bürümek, sis kaplamak. -2. Sigaradan ya da sigara gibi sarılmış uyuşturucudan içine çekmek.
...
Duman etmek (birini, bir şeyi)
– argo dağıtmak, bozmak, yok etmek
– yenmek, başarı sağlamak
...
Dümdüz etmek (bir şeyi, yeri)
Onu yıkmak, kırıp dökmek, ezmek, yerle bir etmek.
...