adı geçenler.
...
Arama Sonucu – "Ma' sûma"
mümanaat
– esk. Engel olma, karşı koyma
– Karşı çıkma, engelleme, mani olma, muhalefet
...
mümanaat etmek
– engel olmak, karşı koymak
...
mümaneet
engelleme.
...
mümarese
– Yatkınlık
...
mümas
– mat. Teğet.
– sf. Dokunan, temas eden
...
mümaşat
uysallık, suyuna gitme, alttan alma.
...
mümaselet
benzerlik.
...
mümasil
– sf. Benzeyen, andıran, –e benzer, gibi
– mat. Homotetik
...
mümasil olmak
berbirine benzemek.
...
mümazece
– Övünme
– Karışmış, mahlut
...
mümkün olmak
– imkan bulunmak
...
Mumla aramak (birini)
– çok isteyerek ve özlemle aramak
...
mumla aratmak (bir şey başka bir şeyi)
– daha kötü olan yeni bir şey, bir durum, bir kimse, pek iyi olmayan eskisini aratmak
...
mumyalama
– Mumyalamak işi.
– Fr. Embaumement, Momification
...
mumyalamak
– (-i) Bir cesedi, bozulmaması için özel ilaçlarla mumya durumuna getirmek
...
mumyalanmak
– (nsz) Mumya durumuna gelmek.
...
münakız olmak
çelişmek.
...
Münasebet almamak
Bir davranış uygunsuz, yakışıksız olmak, uy gun düşünmemek
...
Münasebet kurmak
iki şey arasında ilgi, yakınlık kurmak.
...
Münasebette bulunmak
– ilişkisi olmak
– ilişki kurmak
– cinsel ilişkiyi gerçekleştirmek
...
Münasip bulmak (görmek)
Uygun ve yerinde bulmak.
...
münatif olmak
çevrilmek.
...
müncer olmak
– -e dökülmek, -e varmak
– sonuçlanmak
...
münderis olmak
izi kalmamak.
...