Pek konuşkan olmamak, çok az konuşmak; laf ağzından dirhemle çıkmak.
...
Arama Sonucu – "Ma' sûma"
Söz almak (birinden)
– konuşmak için toplantı başkanından izin almak, konuşmaya başlamak
– birinin bir işi yapacağını kesin olarak bildirmesini sağlamak
– erkek tarafı oğullarıyla evlendirmek üzere kızın ...
Söz anlamamak
Dik kafalı inatşı olmak; laf anlamamak.
...
Söz çıkmak
bk Laf çıkmak.
...
Söz dinlemek, (tutmak)
Bir öğüde, uyarıya uygun davranmak; laf dinlemek.
...
Söz olmak
Genellikte hoş karşılanmayan herhangi bir söz, davranış vb. hakkında dedikodu yapılmak; laf olmak.
...
Söz sahibi olmak
Bir konuda bilgi, beceri vb. üstünlüklerinedeniyle konuşma yetkisi bulunmak
...
Söz tutmak
bk Söz dinlemek.
...
Sözde kalmak
Bir iş, yapılacağı önceden kesin olarak belirtildiği hal de yapılmamak; lafta kalmak.
...
Sözden anlamak
bk Laftan anlamak.
...
Sözü açılmak
– Bir konu hakkında konuşulmaya başlanmak; lafı açılmak
...
Sözü ağzına tıkamak
bk Lafı ağzına tıkamak.
...
Sözü bağlamak
Herhangi bir konuda yapılan konuşmayı sonuçlandırmak; lafı bağlamak,
...
Sözü figanda bırakmak
Söylemekte olduğu bir şeyi bitirmesine fır sat vermemek; lafı ağzında bırakmak.
...
Sözü yabana atmamak
bk. Lafı yabana atmamak.
...
Sözünde durmak
Herhangi bir konuda verdiği sözü kesinlikle yerine getirmek; lafında durmak.
...
Sözünden çıkmamak (birinin)
çeşitli yönlerden bağlandığı bir kimse nin bütün sözlerine ve isteklerine uygun davranmak; lafından şıkma mak.
...
Sözünü esirgememek (sakınmamak)
Bir kimse kendisi ya da başka ları için sakıncalı olabileceğini hesaba katmaksızın düşündüklerini söylemekten şekinmemek; lafını esirgememek (sakınmamak).
...
Sözünü geri almak
Söylediklerinin hoş karşılanmadığını görüp, doğ ru olmadığını kabul etmek ve söylenmemiş sayılmasını istemek; lafı nı geri almak.
...
Sözünü tutmak
– Herhangi bir konuda verdiği sözü tam olarak yerine getirmek
– Saydığı, sevdiği ya da herhangi bir nedenle bağlı olduğu birinin öğüt, eleştiri ve uyarısına uygun davranmak.
...
Sözünün eri (olmak)
Herhangi bir konuda vermiş olduğu sözü her ne pahasına olursa olsun yerine getiren (bir insan olmak); lafının eri (olmak),
...
special mark
özel im
...
speed formatting
hızlı biçimlendirme
...
sperma
– fizyoloji. Meni
– hayvan bilimi. Bir başı, bir gövdesi, hareket etmeye yarayan kuyruğu olan, yumurtadan çok küçük erkek eşey hücresi
...
spermatosit
– (Yun. sperma: tohum; kytos: boşluk) Erkek eşey organında, eşey hücreleri oluşurken spermatogonyumdan gelişen ve iki mayoz bölünmesi geçirecek olan hücre.
– Erkek eşey organında, eşey hüc ...