Hastalıkla ilgili bir bulguya rastlanmamak.
...
Arama Sonucu – "Ma' sûma"
Temize çıkarmak (çıkartmak) (birini, kendini)
Onu, kendini bir suçlamadan kurtarmak; onun, kendinin suçsuzluğunu kanıtlamak.
...
Temize çıkmak
Suçsuz olduğu kesin olarak anlaçılmak; aklanmak.
...
Tenceresi (tencereleri) kaynamak
iyi kötü bir geçimleri olmak, iyi kötü geçinecek kadar gelirleri olmak.
...
tenzilat yapmak
fiyat düşürmek, indirim yapmak.
...
TEOMAN
(Tür.) Er. – Hun imparatoru Metenin babası.
...
tepe tepe kullanmak (birini veya bir şeyi)
– sağlamlığına güvenilen şeyleri yıpranacağını düşünmeden, esirgemeden, sakınmadan hoyratça kullanmak
...
Tepeden bakmak (birine)
Onu küçümsemek, kendini ondan üstün görmek; yüksekten bakmak.
...
Tepesi atmak
Birdenbire çok öfleetenmek; beyni atmak, kafası at mak.
...
Tepesine çıkarmak (birini)
Onu çok şımartmak; başına çıkarmak.
...
Tepesine çıkmak
şımararak, her istediğini yaptırmaya çalışmak; başına çıkmak.
...
Tepesinin tası atmak
Birdenbire çok öfkelenmek.
...
Tepetakla(k) gitmek (yuvarlanmak)
Ekonomik ve toplumsal duru mu hızla kötüleşmek
...
tepsi biçiminde madeni bir çalgı
– gonk
...
Ter basmak (boşanmak) (birini) (birinden)
Herhangi bir nedenle ya da sıkıntı yüzünden birdenbire çok terlemek
...
terahhum kılmak
acımak, merhamet etmek.
...
teras sundurma
– eyvan, ayvan, balkon
...
teraslamak
-i Sekilemek
...
teravih namazı
– din b. Teravih
...
Teraziye vurmak (bir şeyi)
Onu enine boyuna, iyice düşünmek.
...
tercüman
– Çevirmen
– Göze görünen bir olayın, durumun veya biçimin anlamını dile getirmek
– Arapça. tercemān
...
Tere batmak
çok terlemek
...
Tereciye tere satmak
Bir konunun uzmanına o konuda bilgi verme ye kalkışmak.
...
terk olmak
– Hamlıktan ayakları tutulmak
...
terk olunmak
1.bırakılmak 2.vazgeçilmek
...