-den Bir işten gözü korkup vazgeçmek
-den Bıkmak, usanmak
– Çekilmek, uzaklaşmak.
...
Arama Sonucu – "Ma' sûma"
yıpranma payı
– Yıpratıcı işlerde çalışanların yaptıkları ağır ve tehlikeli işten dolayı fiilî hizmet yıllarına eklenen süre, fiilî hizmet zammı
– Taşınmaz malların aşınmalarına karşılık olarak yıllık k ...
yıpranmak
– Zamanla veya çok kullanılma sonucu aşınmak, eskimek
– Makine veya makine parçaları aşınıp bozulmak
– Saygınlığı azalmak.
– mecaz. Çeşitli etkenlerle eski gücü kalmamak
– ...
yırtmaç
– Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık.
– Vadi
– Üzüm yaprakları, kıyma, ve pastırmayla yapılan ekşi bir yemek.
...
yırtmak
-i Kâğıt, kumaş gibi bükülüp katlanan şeyleri parçalamak
-i Vücudu kanatacak kadar derin çizmek
-i Yok etmek, bastırmak.
-i Sağrısını mahmuzla yaralayarak binek hayvanını alıştırmak.
-i, mecaz. Zorlam ...
yoğalmak
– halk ağzında. Varlığı ortadan kalkmak, yok olmak.
...
yoğunlaşmak
– Yoğun duruma gelmek, tekâsüf etmek, konsantre olmak
– mecaz. Bütün dikkatini bir konu üzerinde toplamak
– tekâsüf etmek
...
yoğurmak
-i Katı veya toz durumundaki bir maddeyi herhangi bir sıvı ile karıştırarak hamur durumuna getirmek.
-i, mecaz. Bir kişiye istenilen nitelikleri kazandırmak, yeteneklerini geliştirmek
– Çiftleşm ...
yoğurt mayası
– çalacak, çalcak
...
yoğuşma
– Yoğuşmak işi.
– yoğunlaşma.
...
yoğuşmak
– fizik. Gaz hâlindeki bir madde ısı kaybederek sıvı hâle gelmek.
– yoğunlaşmak
...
yoğuşturmak
-i Gaz hâlindeki bir maddeyı ısısını kaybettirerek sıvı hâle getirmek.
...
yok olma
– batma, inkıraz, dağılma, çöküş, son bulma
...
yok olma yok edilme
– zeval
...
Yok satmak
Bir malı yokluğu yüzünden satamamak
...
yoklama
– Yoklamak işi, kontrol, muayene, tetkik, muhakeme, denetleme
– Bir topluluğu oluşturan üyelerin belli bir zaman ve yerde bulunup bulunmadığını anlamak için yapılan sayma işlemi
– Ok ...
yoklama kaçağı
– yoklamada bulunmayan ve bulunamadıklarına dair bu kanunda yazılı bir mazeret gösterememiş olanlar
...
yoklanmak
– (nsz) Yoklama işine konu olmak
...
Yol açmak
– yol yapmak
– kapanmış olan yolu geçilir duruma getirmek
– kalabalık bir yerde genellikle saygıdeğer bir kişinin geçmesi için insanları kenara çekip yol vermek
– mec. bir olay ...
Yol almak
1. Yolda ilerlemek -2. Bir işte, alanda ilerlemek, ileri git mek
...
Yol aramak
istenilen sonuca ulaştıracak bir çare aramak
...
Yol bulmak
çözüm yolu bulmak; çare bulmak.
...
Yol kaplama taşı
– makadam
...
Yol kesmek (vurmak)
Issız yörelerde soygun yapmak.
...
Yol olmak
Bir davranış, başkalarının da aynı davranışı yapmasıyla alışkanlık haline gelmek.
...