Yapılacak iş işin zaman çok daralmış olmak, çok sıkışmak
...
Arama Sonucu – "Ma' sûma"
yumurtlama mevsimi
– Bazı hayvanların yumurtlamaya yatma veya yumurtlama zamanı, mevsimi
...
yumurtlamak
– Tavuk, kuş, balık vb. yumurta yapmak
– Bazı hayvanlar, üremek.
– mecaz. Uydurup söylemek veya söylenmemesi gereken şeyi açığa vurmak
– Üreme aşamasında çok sayıda yumurtanın ...
yumuşama
– Yumuşamak işi
-Dünyada soğuk savaş döneminden sonra stratejik silahların geliştirilmesiyle başlayan siyasal gerginliğin ortadan kaldırılması siyaseti, detant.
– dil bilgisi. Sert ünsüzle ...
yumuşatmak
-i Sertliğini gidermek, yumuşak duruma getirmek.
-i, mecaz. Kabalığını, katılığını, sertliğini veya acımasızlığını ortadan kaldıracak duruma getirmek
...
yumuşatmalık
– Amortisör
...
yunmak
– halk ağzında. Yıkanmak
...
Yüreği çarpmak
Heyecan, korku vb. nedeniyle yüreği hızlı çalışmak.’
...
Yüreği dayanmamak (bir şeye)
Herhangi bir acıklı durum karşısın da büyük bir act duymak; işi dayanmamak.
...
Yüreği götürmemek (kaldırmamak)
üzücü bir duruma katlanama-mak; işi götürmemek.
...
Yüreği hop etmek (hoplamak)
Bir şeyden birdenbire korkup heye canlanmak; işi hop etmek.
...
Yüreği kalkmak
çok korkmak, korkup heyecanlanmak.
...
Yüreği oynamak
– ansızın heyecanlanmak veya korkmak
...
Yüreği parçalanmak (parça parça olmak)
– Herhangi bir acıklı, üzücü durumdan çok üzülmek, bu durumda dan kimseye, çok acımak; içi parçalanmak.
...
yüreği sızlamak
– çok acımak, çok üzülmek
...
Yüreği yağ bağlamak
istediği bir şey gerçekleştiği için çok sevinmek.
...
yüreğine saplanmak
– aşırı derecede acı duymak, içine oturmak
...
yürek burkmak
– insanın içini acıyla doldurmak, insana çok üzüntü vermek
...
Yurt tutmak
– Yerleşmek, mesken tutmak
– Mesken edinmek, tavattun etmek.
– Bir yeri yurt edinmek, o yerde devamlı yaşamaya başlamak; vatan tutmak.
...
yurtlandırma
– Yurtlandırmak işi, iskan
...
yurtlanmak
– (nsz) Bir yeri yurt edinmek, yurt sahibi olmak.
– Yerleşmek, tavattun etmek.
...
yürük semai
– müzik. Türk müziği usullerinden biri, sengin semai.
...
yürütmeyi durdurma
– hukuk. Bir mahkemece verilen bir kararın yerine getirilmesinin geçici olarak geri bırakılması
...
yutkunmak
– Tükürüğü yutmak veya bir şey yutuyormuş gibi gırtlağı hareket ettirmek
– mecaz. Bir şeyi söylemekle söylememek arasında duraksamak
– mecaz. Bir şeyin yokluğunu kendine yedirememek, ...
yutmak
-i Ağızda bulunan bir şeyi yutağa geçirmek
-i Tam ve doğru söylememek
-i, mecaz. İnanmak, aldanmak, kanmak
-i, mecaz. Söylemek istediği bir sözü kendini tutarak söylememek.
-i, mecaz. İyice, eksiksiz ...