– istediği, imrendiği şeyi elde edememek
...
Arama Sonucu – "Yerel ağ "
hide page breaks
sayfa sonlarını gizle
...
high-level language
üst düzey dil
...
Hıyar ağa (ağası)
Kaba, görgüsüz, saygısız (kimse).
...
Hoşafın yağı kesilmek
Güzel bir şey karşısında söyleyecek söz, yapacak bir şey bulamaz duruma gelmek
...
HULAGU
(Fars.) Er. – Moğol hükümdarı olup, iranda Moğol hanedanının kurucusudur.
...
HULAGUHAN
ilhanlı Devleti’nin kurucus olan ünlü Moğol hükümdarı
...
hunyager
şarkıcı.
...
hypnagogic
– Uyutucu, uyku verici (ilaçb.)
– Uykuya dalarken duyulan (his, rüya).
...
iblağ
– Ulaştırma, eriştirme
– Bir şeyin miktarını tamamlama
...
iblağ etmek
– ulaştırmak, eriştirmek
– bir şeyin miktarını tamamlamak
...
iç bağlamak
– iç tutmak
...
içinin yağı erimek
Kötü bir şey olacak diye üzüntü çekmek.
...
içten bağlılık
– Bir kişi, küme, kuram ya da öğretiye karşı geliştirilen düşünsel ya da duygusal bağlılık.
– sadakat, sık
...
iflas bayrağını çekmek
iflas etmek, her şeyini yitirmek, batmak.
...
ifrağ
dökme, boşaltma.
...
iğAğACI
Odunu tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan, kömürü ile karakalem resim yapılan küçük bir ağaç
...
ikametgah kağıdı
– Yerleşim belgesi
– Yurttaşların bazı resmî işlerini yürütürken gerekli olan, oturdukları yerin muhtarından aldıkları belge, konut belgesi, ikametgâh ilmühaberi
...
iki ayağını bir pabuca sokmak
Bir kimseyi bir işi hemen yapıp bitir mesi işin sıkıştırmak, zorlamak
...
iki farklı güç kaynağı ile çalışabilen araç
– hibrit
...
iletişim ağı
– İletişim araçlarının birbirleriyle ortak bağlantı kurma veya iş birliği sağlama durumu veya düzeni.
...
ilham kaynağı
– Esinlenmeyi ve içe doğmayı sağlayan şey
...
ilk ağız
– Gebelik sonucunda süt bezlerinden salgılanan, sütten farklı ve besin değeri daha yüksek saydam sıvı. Kolostrum.
– (Yun. blastos: tomurcuk; poros: geçit) Embriyonun gelişmesi sırasında ga ...
İlk Çağ
– En eski zamanlardan başlayarak Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküş yılı olan miladi 476’ya kadar süren çağ, antikite.
...
ilk göz ağrısı
– ilk doğan çocuk.
– ilk sevgili
...