– vatandaşların, devlet idaresi ile ilgili olarak bilgi edinme ve bilgiye ulaşabilme haklarının anayasal ve kanunî normlarla güvence altına alındığı demokratik bir devlet yapısı
– şeffaf d ...
Arama Sonucu – "açık elle tokat"
açık devre
– fiz. Bir yalıtkanla üzerinden elektrik akımının sürekli olarak geçmesinin engellendiği devre.
...
açık dizge
– Isıldevimbilimde, sınırlarından erke ya da özdek geçebilen dizge
– İng. open system
...
açık dolaşım sistemi
– hay. b. Genellikle bütün eklem bacaklılarda ve birçok yumuşakçada bulunan atardamar ve kan boşluğundan oluşmuş açık bir dolaşım sistemi.
– Arterler ve kan boşluğundan meydana gelmiş olan ...
açık durum
– sp. Güreşte vücudun dizler bükülü, ayaklar açık, dirsekler gövdeye yakın, kollar yarı gergin olarak aldığı durum.
...
açık duruşma
– huk. Herkesin dinleyebileceği duruşma, açık celse.
– Yasada gösterilen nedenler dışında herkese açık olarak yapılan yargılama
– İng. publicity of the proceedings
...
açık düşme
– Açık düşmek işi.
– sp. Yağlı güreşte pehlivanın göbeğinin gökyüzünü görmesinden dolayı yenik sayılması.
...
açık düşmek
– nsz Herhangi bir sebeple bir filodan veya istenilen yerden uzakta kalmak
– spor. yağlı güreşte yenilgi sebebi olan sırtı veya yanı toprağa değmek
...
açık eksiltme
– ticaret. Yaptırılacak bir işin, satın alınacak bir malın ucuza sağlanması için işi yapacak veya malı satacak kişiler arasında fiyat düşürme yarışına dayanan işlem
...
Açık elli
– Cömert kimse için söylenir, eli açık.
– İnsanlarla elindekini paylaşan, cömert.
...
açık ellilik
– Açık elli olma durumu.
...
Açık etmek (bir şeyi)
– Belli etmek (Kars. ipucu vermek.)
...
Açık fikirli
– Yeniliklere ilgi duyan, ayak uydurabilen ya da hoşgörülü bir tavır takınan (kimse).
...
açık fikirlilik
– Açık fikirli olma durumu
– açık fikirliliği
...
açık giyim
– Kadın giyiminin kolları, göğsü veya sırtı açıkta bırakan biçimi, dekolte
...
açık giyimli
– sf. Göreneğe aykırı derecede çıplak, dekolte
...
açık görüş
– Cezaevlerinde yatanlarla yakınlarının belirli günlerde, aralarında herhangi bir fiziksel engel olmaksızın yaptıkları görüşme biçimi.
...
açık göz
– bk. açıkgöz
...
Açık gözlük etmek
– Uyanık davranmak.
– Fırsatlardan yararlanmasını bilmek.
...
açık gri
– Grinin bir veya birkaç ton açığı
– sıfat. Bu renkte olan
...
Açık Güverteli Büyük Balıkçı Kayığı
– Alamana
...
Açık hava
– Bahçe, park gibi yapı dışı olan yer.
– Bulutsuz hava
...
açık hava müzesi
– Açık havadan etkilenmeyecek etnografik eserlerin, evlerin, işlik vb. sivil yapıların sergilendiği bir bölgede kurulan üstü açık müze
...
Açık hava oteli
Geceyi sokakta geçirenler için sokak.
...
açık hava sineması
– Yazın veya iklimi elverişli yerlerde geceleri çalışan, üstü açık, yanları kapalı sinema
...