– (-i) Sıkı duruma getirmek
– Sıkıştırmak
– Dolma tüfek, tabanca vb. ateşli silahları ağızdan doldurup sıkıştırmak
– İyice tembih etmek
– mec. Bunaltmak
– mec. Zorl ...
Arama Sonucu – "a mak"
Sıkıntı basmak (birini)
Sıkılmak, bunalmak. (Kars. işi daralmak.)
...
sıkmak
-i Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepeçevre basınç altına almak
-i Bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak
-i Dar gelmek
-i Basınçlı bir araçla fışkırtmak, püskürtmek ...
sınamak
– Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için birini, bir nesneyi veya bir düşünceyi yoklamak, denemek, tecrübe etmek.
– Bilgisini, yeteneğini, yeterliliğini veya n ...
sınırlanmak
– (nsz) Sınır çekilmek.
– Belli bir sınır içinde bırakılmak, belirlenmek
...
şırınga yapmak
– şırınga ile vücuda gerekli yerinden ilaç vermek
...
sırlanmak
– (nsz) Sırlama işi yapılmak
...
sırmakeşhane
– Sırma yapılan yer
...
Sırra kadem basmak
Bir kimse, ortalıktan yok olu vermek, hiç kimse onu görmez olmak.
...
Sırtı kaşınmak
Dayak yemeği hak etmek.
...
Sırtından [pare) kazanmak
Onun olanaklarını kullanarak para ka zanmak.
...
Sırtından çıkarmak (bir şeyi birinin)
Bütün giderleri ona (onlara) ödetmek yüklemek.
...
Sırtından sımak {birini, bir şeyi)
Onur sorumluluğunu üzerine alma mak
...
Sırtını dayamak (birine)
Para, nüfuz vb. yönlerden güçlü bir kimsenin koruyuculuğuna güvenmek; arkasını dayamak.
...
sırtlanmak
– (-i) Sırtlamak işi yapılmak.
– mec. Sorumluluk almak, üstüne almak
...
sıtmalanmak
– (nsz) Sıtmaya tutulmak
...
sıvazlanmak
– (nsz) Sıvazlama işi yapılmak
...
sıvışmak
– Bulaşmak, yayılmak
– mec. Haber vermeden sessizce gidivermek, kaçmak
– Kaçmak.
– Sivişmek
– Sıyrılıp çıkmak, çekilip gitmek.
...
sızım sızım sızlanmak
– çok sızlanmak
...
sızlanmak
– (nsz) Kendine yapılan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak, yakınmak, şikâyet etmek, şekva etmek, ...
Soğuk almak
Soğuk havalarda üşüme sonucu hastalanmak
...
Sol tarafından kalkmak
işleri ters gitmek, aksilik çıkarmak; ters tarafından kalkmak.
...
Sol yapmak
– Arabanın direksiyonunu sola çevirmek.
...
Soluğu (bir yerde) almak
– Herhangi bir kötü ya da iyi durumda hemen oraya gitmek
– bir yere hemen gitmek veya sığınmak
...
Soluk aldırmamak (birine)
Dinlenmesine, başka bir şeyle uğraşma sına fırsat vermeden çalıştırmak nefes aldırmamak.
...