Tavla oynamak. Tavşana koş, tazıya tut demek
...
Arama Sonucu – "a mak"
tavlamak
-i İşlenilecek bir nesneye gereken ısıyı veya nemi sağlamak, tav vermek
– Yolsuz ve kolay kazanç umudu vererek dolandırmak
– Ümit vererek kandırmak, kendine bağlamak, aldatmak
– Karş ...
tavlandırmak
-i Tavlanmasını sağlamak
– Hayvanı semirtmek, şişmanlatmak
– Beslemek
...
tavlanmak
– (nsz) Tavlama işi yapılmak
– Hayvan semirmek, şişmanlamak.
– Şişmanlamak, semirmek.
– Kurumaya yüz tutmak
– Kilo almak, şişmanlamak
...
tavsamak
– nsz. Bir iş, bir durum vb. gücünü, hızını kaybetmek, yavaşlamak, gevşemek
...
tavsatmak
-i Tavsamasına sebep olmak, yavaşlatmak, gevşetmek
...
Tay durmak
Yürüme şağına gelen bebek, iki ayağı ü2erinde durma yı başarmak.
...
Tayini çıkmak
Bir yere, göreve atanmak.
...
taylamak
– nsz. Kısrak doğurmak
...
tebah olmak
1.yok olmak. 2.yıkılmak. 3.bozulmak, çürümek.
...
tebdil olmak
dönüşmek.
...
tecdid olunmak
yinelenmek
...
Tecrübe tahtasına dönmek (tecrübe tahtası olmak)
Birçok başarısız denemeye konu olmak.
...
tecziye olunmak
cezalandırılmak
...
Tedbir almak
bk önlem almak.
...
tedib olunmak
1.eğitilmek, terbiye edilmek. 2.cezalandırılmak.
...
tedkik olunmak
incelenmek
...
Tefe koymak (tefe koyup çalmak) (birini, bir şeyi)
Onu alay konusu yapmak, beğenilmeyecek yönleriyle anlatmak.
...
Tefekküre dalmak
Derin derin düşünmek, derin düşünceye dalmak.
...
tefrik olunmak
ayrılmak
...
Tehdit savurmak
Sözle korkutmak. (Kars. Gözdağı vermek.) Tek atmak
...
Tehlikeyi atlatmak
– den sıyrılmak, kurtulmak, yakasını kurtarmak, kaçmak
...
Tek durmak
Uslu durmak, yaramazlık etmemek.
...
Tek durmamak
1, Yaramazlık, çapkınlık yapmak. -2. Karşı taraf aleyhine bir takım çalışmalar yapmak.
...
tekaüd olmak
emekliye ayrılmak, emekli olmak.
...