– İnce, acı ve yüksek sesle bağırmak, ciyaklamak
...
Arama Sonucu – "amak"
cıyırdamak
– Yırtılırken cıyırtı çıkarmak
...
cızlamak
– “Cız” diye ses çıkarmak.
– mecaz Cız etmek
...
çoğumsamak
-i Bir şeyin düşünülenden daha çok olduğu yargısına varmak, çok görmek, çok bulmak.
...
çok zayıflamak
– çirozlaşmak
– süzülmek
– erimek
...
çoksamak
-i Çok görmek
...
contalamak
-e Conta koymak veya yerleştirmek.
...
çöp atlamamak
çok titiz ve dikkatli olmak, gözünden hiçbir şey kaçmamak.
...
çullamak
-i Hayvana çul örtmek.
-e Fırtınalı denizde dalgalar güverteye su atmak
...
çuvallamak
– (nsz) Çuvala doldurmak.
– argo Başaramamak.
...
dağlamak
-i Kızgın bir demirle hayvan derisine damga vurmak.
-i Akan kanı dindirmek veya hasta bölümleri ortadan kaldırmak için vücudun bir yerini kızdırılmış bir metal araçla yakmak
-i, mecaz Çok sıcak, soğuk ...
Daldan dala konmak (atlamak)
– sık sık iş, konu veya düşünce değiştirmek
...
dallamak
-i, halk ağzında. Budamak
– El ile yukarı kaldırmak.
...
damak
– anatomi. Ağız boşluğunun tavanı
– hanek
– Omurgalı hayvanlarda ağzın tavanı.
– Böceklerde farinksin tavanı. Palat.
– Ağız boşluğunun üst kısmını çevreleyen ve belirli s ...
damak tadı
– Yiyeceklerden alınan lezzet
...
Damak zevki
Yiyeceklerden tat alma, yemekten haz duyma.
...
damgalamak
-i Bir şeyin üzerine damga ile işaret yapmak, damga vurmak
-i, mecaz Bir kimseye, gerçeğe dayanmadan herhangi bir özellik veya nitelik yüklemek.
-i, mecaz Birine yüz kızartıcı bir suç yüklemek
– ...
damla damla yaşamak kitabın yazarı
– damla aktan
...
damlamak
– Damla durumunda tane tane düşmek
– (nsz) İçindekini damla damla akıtmak
– (nsz, -e) mec. Bir yere çağrılmadan, çekinmeden gitmek, çıkagelmek
– Akla gelmek, bir şeyi olmadan ö ...
dangırdamak
– Yüksek sesle, bağıra bağıra konuşmak
...
dayamak
-e, -i Yaslamak
-e, -i Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak
-e, -i Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak
-e Varmak, ulaşmak.
-e, -i, mecaz Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, ...
dazlamak
– Güç beğenmek, güç beğenir olmak
– Ayıplamak, kınamak
...
Defteri kapamak
Sözü edilen işi artık yapmaz olmak, o işten bundan böyle hiç söz etmemek.
...
depolamak
-i Saklamak veya korumak amacıyla ambara koymak, depo etmek, biriktirmek, ambarlamak.
-i, bilişim. Bir bellek cihazına veriyi yerleştirmek veya saklamak
...
Dereyi görmeden paçaları sıvamak
Ortada hiçbir neden yokken hazırlanmaya başlamak.
...