Ailesinden kimseler (yok) (yok mu?).
...
Arama Sonucu – "amak"
Kin beslemek (bağlamak) (birine)
– birine karşı öç alma duygusunu sürdürmek
...
Kılı kıpırdamamak
Umursamamak, aldtrtş etmemek.
...
Kılına dokunmamak
Bir kimseye zarar verecek bir davranışta bulun mamak; tüyüne dokunmamak.
...
Kılını kıpırdatmamak (oynatmamak)
Tepki gösterilmesi gereken bir olay, söz karşısında hareketsiz katmak; ilgisiz, duyarsız davranmak.
...
kınamak
– Yapılan bir işin kötü olduğunu belirtir bir biçimde söz söylemek, ayıplamak, takbih etmek.
– Ayıplamak, itab etmek, suçlandırmak, itham etmek
– Cezalandırmak
– Tazib etmek, ...
Kışını kaldıramamak
çok tembel olmak; götünü kaldıramamak.
...
Kışını yalamak
Ona dalkavukluk etmek, yaltaklanmak; götünü yala mak.
...
Kıskıvrak yakalamak (bağlamak) (birini)
Kolay kolay kurtulamayacak biçimde sımsıkı tutmak (bağlamak).
...
Kıtır kıtır kesmek (doğramak) (birini)
Onu acımadan öldürmek.
...
Kıymeti kalmamak
Değerini yitirmek; değeri kalmamak.
...
Kodesi boylamak
Hapse düşmek.
...
Kolları (paçaları) sıvamak
Bir işe istekle girişmek.
...
Korktuğu başına gelmek, (korktuğuna uğramak)
Olmasından korktuğu kötü bir durum gerçekleşmek.
...
Köşe kapmaca oynamak
Birbirini aradıkları halde bir türlü bulama mak.
...
kozlamak
– Tavuk yumurtlamak
– Buğday biti tahılın içerisini yiyerek boşaltmak
– Gözleme yapmak, gözleme et pişirmek
...
Küçük oynamak
Kumarda az para üzerine oynamak.
...
Kül yırtmamak (yememek)
Aidatılamamak, kandırılamamak
...
kulağına fısıldamak
– çok alçak ve hafif bir ses tonuyla kulağına eğilip bir şeyler söylemek
...
kulağına inanmamak
duyduklarının doğruluğundan şüphe etmek
...
kulak (veya kulağını) tırmalamak
– kulağı rahatsız etmek
...
Kulak asmamak (bir şeye, birine)
Onu dinlememek, ona önem ver memek. (Kars. Aldırış etmemek.)
...
kulakları uğuldamak
– kulakta uğultu olmak
...
Kum gibi kaynamak
çok kalabalık olmak.
...
Kumar oynamak
Olumlu sonuç alınması kuşkulu olan bir işe bile bile girmek.
...