– Araştıran, yoklayan kimse
...
Arama Sonucu – "en yüksek askeri ünvan"
muayenehane
– Hekimlerin hastalarını muayene ettikleri yer.
– Bir hayvanın hasta olup olmadığının veya hastalığın nerede olduğunun araştırılması için gerekli alet ve edevatla donatılmış yer, klinik.
& ...
muayyen
– sf. Belirli
– Belirlenmiş
– Bilinen
...
muayyeniyet
– Belli olma durumu, bellilik
...
muayyenlik
– Görülmüş olan, kat’i olarak belli olan, belli, ölçülü, tayin ve tesbit olunmuş, belli, belirli, belirlenmiş, kararlaştırılmış
...
mübarekdikeni
– akkız, bostanotu, şevket otu, şevketotu, şevketibostan
...
mübayenet
– Ayrılık, başkalık.
– Tutmazlık, karşıtlık, uyuşmazlık.
...
mubayenet
– bk. mübayenet
...
mübeyyen
– Ortaya çıkarılmış, açıklanmış, açıkça bildirilmiş, açıkça ortaya konan, açıkça bildirilen, açıklanan, beyan edilen
...
mübteni
dayanan.
...
Mucize kabilinden
– Mucizeye benzer bir biçimde, hiç umulmadık bir biçimde.
– umulmayan, beklenmeyen bir biçimde
...
mücmelen
özetle.
...
mücmelen
özetle.
...
müdahene
yağcılık, yardakçılık.
...
müdevven
– Ar. mudevven
– sf. esk. Bir araya getirilerek divan durumunda toplanmış (şiir vb.).
– Bir araya toplanmış, düzenlenmiş
...
müdevvenat
– Bir araya toplanmış eserler
...
müebbeden
– zf. Sürekli olarak
– ömür boyu.
...
müemmen
– sf. Emniyete alınmış (kimse).
– Güvenilir (kimse).
...
müennes
– sf. db. Dişil.
...
müenneslik
– Dişillik.
...
muhammen
– sf. Oranlanan, tahmin edilen
...
muhannens
kalleş.
...
muhassenat
– Yararlı, güzel, hayırlı işler
...
mühendis
– İnsanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı yol, köprü, bina gibi bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elektronik gibi fen; uçak, otomobil, motor, i ...
mühendishane
– Ar. muhendis + Far. hane
– Osmanlı Devleti’nde mühendis yetiştiren yüksekokul.
...