– Ev saçağı
– Duvarları korumak amaçlı yapılan üst uzantı
...
Arama Sonucu – "en yüksek askeri ünvan"
çelenk
– Çiçek, dal ve yapraklarla yapılmış halka
– eskimiş. Kadınların başlarına taktıkları mücevher veya madenden yapılmış sorguç
– Uzun kuş tüyü
– Gümüş veya altın taç.
...
çelişken
– sıfat. Çelişkili
...
çemen
1.çimenlik, çayırlık. 2.yeşillik.
...
çemenzar
çimenlik.
...
çemrenmek
– halk ağzında. Kendi kol ve paçalarını sıvamak, eteğini toplamak.
– halk ağzında, mecaz. Bir işe girişmek için hazırlanmak, paçaları sıvamak.
– Kolu, paçayı, eteği kıvırıp sıvamak.
...
CEN
Avrupa Standardizisyon Komitesi
...
cenab
hazret.
...
cenab-ı kadir-i kayyum
– Ezelden ebede kadar kendi zâtıyla kâim olan sonsuz kudret sahibi; şeref ve azamet sahibi olan Cenâb-ı Allah
– Herşeye gücü yeten, sonsuz güç ve kudret sahibi olan ve herşeyi Kendi varlığ ...
cenabet
– Cünüp
– Pis, kötü, hoşlanılmayan (kimse veya şey)
– Cünüplük
...
Cenabıhak
– din bilgisi. Allah, Tanrı
...
Cenah
– Cephe
– Ordunun merkeze göre iki yanından her biri
– Kuş kanadı. Kanat
– Kol, pazı.
– Yan, taraf.
...
CENAN
(Ar.) Ka. – Kalb, yürek, gönül.
...
Cenani
– Yürekle, gönülle ilgili.
...
Cenap
– esk. Saygı, onur ve büyüklük anlamıyla kullanılan bir söz “Prens cenapları için oturacak yer arıyoruz. -Ö. Seyfettin.”
– Şeref, onur ve büyüklük.
– Ar. Cenab
...
çenar
çınar.
...
cenaze
– Kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü.
– Ölü, ölmüş kimse
– Cenaze töreni.
...
cenaze namazı
– din b. Cenaze gömülmeden önce musalla taşının üstüne konulan tabutun önünde kılınan namaz
...
cenb
taraf.
...
çenber
1.çember. 2.kasnak.
...
CENBiYYE
Arapların kullandıkları bir cins eğri kama
...
çençen
– sf. hlk. Geveze.
– Çok konuşan, geveze kimse
...
CENCENE
Genizden konuşmak
...
çend
1.kaç. 2.birkaç. 3.ne zamana kadar.
...
çendan
o kadar, onca.
...