– mütalaa, fikir, mülahaza, ide
...
Arama Sonucu – "en yüksek askeri ünvan"
düşünmeden hareket eden (etmek)
– fevri (davranmak)
...
düven
– Harmanda ekinlerin sapı ve tanelerini ayırmak için kullanılan, önüne koşulan hayvanlarla çekilen, alt yüzünde keskin çakmak taşları dikine çakılı bulunan, kızak biçiminde araç
– Dükkan.
...
düven sürmek (dövmek)
– düvenle ekinlerin tanelerini başaklarından çıkarmak.
...
düz kenarlı şapka
– kanotiye
...
düzen
– Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem
– Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept.
– Yerleştirm ...
düzen hile
– dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika
...
Düzen kurmak
– İşler duruma getirmek
– Düzenlemek
– mec. Hileye başvurmak.
...
düzen teker
– Makinelerde, hareketin hızını düzgün tutmaya, çalışmayı düzenlemeye yarayan büyük çaplı çark, volan
...
düzen, al
Hile
...
Düzenbaz
– sıfat. Hile yoluyla aldatan, hile yapan
– Düzenci, hileci, hilekar, hilebaz
...
düzenci
– sıfat
Düzen, hile yapan, hileci, oyunbaz, düzenbaz, entrikacı, dessas
...
düzenci hileci
– oyunbaz, düzenbaz, entrikacı
...
Düzene koymak (sokmak) (bir şeyi)
1. Yolunda gitmesini sağlamak, uygun biçimde çalışır duruma getirmek. -2. Dağınıklıktan kurtarıp derli toplu duruma getirmek.
...
Düzenek
– Mekanizma
...
düzengeç
– Sinema/TV. Kent akımındaki gerilim düzensizliklerini belirli sınırlar içinde düzenleyen aygıt
– Osm. nazım
– İng. regulator, voltage regulator
...
Düzeni bozuk
– düzensiz, bozuk düzen
...
düzenleç
– Bir dizgeyi besleyen güç kaynağının, özellikle gerilim bakımından, belirlenen sınırlar arasında düzenli kılınmasını sağlayan aygıt
– İng. regulator
...
düzenleyici
– Herhangi bir işi, kuruluşu gerçekleştirip düzenli sonuç alınmasını üstlenen kimse, organizatör, aranjör.
– müzik. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başk ...
düzenleyici ve denetleyici kurumlar
– Serbest piyasa ekonomisinde etkinlikte bulunan işletmelerin, tüketicilerin hak ve çıkarlarını korunmak, piyasayı düzenlenmek, denetlenmek, piyasayı rekabet esasları çerçevesinde işler duruma g ...
Düzenleyim
– hukuk. Devlete ve kişilere ait ormanların, önceden hazırlanıp kabul edilmiş esaslara uygun olarak işletilmesi, amenajman
– Doğal kaynakların işletilmesi, amenajman
...
düzenli olarak
– muntazaman, düzenlice
...
düzensiz, dağınık
– savruk, karışık, intizamsız, kemrik
...
Düzgün düzenli
– muntazam, onat
...
early token release
erken simge gönderme
...