– Bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma
– Acımak, şefkat göstermek. Korumak, iyilik etmek. Biçarelere yardımda bulunmak. Esirgemek. ...
Arama Sonucu – "kal am"
merhamet etmek
– acımak ...
Merhamete gelmek
Sonradan acıma duygusuna kapılmak. ...
merhametli
– sf. Acıması olan, merhamet eden
– Merhameti bol olan
– babacan
– Suyurgan
– Abdürrahim ...
merhametsiz
acımasız. ...
merkezkaçlama
– kimya. Bir karışımın bileşenlerini merkezkaç kuvvetle ayırma işlemi ...
MERTKAL
(f.t.i.) Er. – Her zaman doğru kal. ...
mesamat
– anat. ve biy. esk. Gözenekler. ...
mesame
derideki küçük delikler. ...
meşamm
burun. ...
metamorfik
– sıfat. Başkalaşıma uğramış olan ...
metamorfizm
– jeol. Başkalaşım.
– Jeolojide bir kayanın yapı ve bileşiminde dış etkilerle olan değişim.
– Fr. metamorphisme
– Alm. Metamorphisme ...
metamorfoz
– biyoloji. Başkalaşma ...
metrukiyete uğramak
terkedilmek, metruk bırakılmak. ...
Meydan (birine) kalmak
Ona engel olacak hiçbir şey kimse bulunmamak, onun rahatça hareket edebileceği bir ortam oluşmak. ...
Meydan bırakmamak
bk. Meydan vermemek. ...
Meydan bulamamak
Fırsat bulamamak. ...
Meydan kalmamak
Bir şeyin yapılmasına fırsat olmamak ...
Meydan vermemek (bırakmamak) (bir şeye)
Kötü bir durumun yaratılmasına fırsat vermemek ...
Meydanda kalmak
bk Ortada kalmak. ...
Meydandan kaldırmak (bir şeyi)
Onu saklamak, gizlemek, yok et mek; ortadan kaldırmak. ...
Meydandan kalkmak
bk Ortadan kalkmak. ...
meyl-i ibtisam
– Gülümseme
– Gülümsemeye istekli olmak ...
mezamir
– eskimiş. Düdükler.
– eskimiş. Makamla okunan Zebur sureleri. ...
Mide fesadına uğramak
– çok ve çeşitli yiyecekler yemekten midesi bozulmak ...