Yolunda giden bir işin bozulması için girişimde bulunmak.
...
Arama Sonucu – "kanal,ark,su yolu"
Suyu görmeden paçaları sıvamak
bk. Dereyi görmeden paçaları sıvamak.
...
Suyu ısınmak (kaynamak) (birinin)
Bir kimsenin şu ya da bu neden le görevinden uzaklaştırılması (yada öldürülmesi) yakınlaşmak.
...
Suyu mu çıktı? (bir yerin)
“Bu yerin beğenilmeyecek nesi var ki kalmak istemiyorsun?” anlamında.
...
süyuf
kılıçlar
...
şüyuh
1.şeyhler. 2.ihtiyarlar, yaşlılar
...
süyüm
– hlk. İğneye geçirilen bir sap iplik.
– Bir sap iplik, kol gerilişiyle kirmene sarılacak yün.
– El ölçüsü, karış.
– bk. süyem
– Bir parça (iplik için).
– İçli, içi ...
Suyun başı
En çok kazanç ve yarar sağlayan yer, mevki vb .
...
Suyun özelliklerini inceleyen bilim dalı
– Hidroloji
...
Suyuna gitmek
Söz ve davranışlarını o kimsenin istek ve eğilimlerine uygun biçime getirmek.
...
Suyunu çekmek
özellikle para harcana harcana tükenmek.
...
Suyunun suyu
bk. Tavşan suyunun suyu.
...
SUYURGAL
(Tür.) Er. – ihsan, bağış, hükümdarca bağışlanan dirlik.
...
SUYURGAMIş
(Tür.) Er. Lütufta, ihsanda bulunan, bağış yapan kimse. Acıyan, merhamet eden.
...
SUYURGAN
(Tür.) Er. – (bkz. Suyurgamış).
...
suz
1 .yanma. 2.yakma. 3.ateş. 4.yakan.
...
suzan
1.yakıcı. 2.yanıcı.
...
süzek
– halk ağzında. Süzgeç.
– halk ağzında, sinema. Işığın önüne konulan, ince kumaş veya tülden yarı saydam yayındırıcı.
...
suzen
iğne.
...
SüZEN
(Fars.) Er. – Topluca yapılan av.
...
suzende
yakıcı.
...
süzgeç
– Sıvıları süzmeye yarayan araç, süzek.
– Bir akışkandaki yabancı maddeleri süzüp ayıran alet veya aletlerden oluşan düzenek, süzek, filtre.
– Sulama kovasının ucuna takılan, küçük d ...
süzgü
– hlk. Delikli çanak.
– Balıkçı kepçesi.
– Fide sulamak için tenekeden yapılan, ucunda süzgeci olan kap.
– Dgr. filter
– bk. süzgeç
– bk. süzek.
...
suzi
– Yanan, tutuşan
– Yanma, tutuşma ile ilgili
...
SUZiDiL
(Fars.) Ka. 1. Türk musikisinin şed makamlarından biri. 2. Gönül ateşi, gönül sıcaklığı.
...