(Tür.) – şafağın aydınlattığı su. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
...
Arama Sonucu – "kanal,ark,su yolu"
tape mark
manyetik bant imi
...
tarassud
gözleme.
...
tarassud edilmek
gözlenmek.
...
tarassud etmek
gözlemek.
...
tarassut
– Gözleme, gözetleme, dikkatle bakma
...
tarihi mostar köprüsünün altından akan nehir
– Neretva
...
TARKAN
(Tür.) Er. 1. islamdan önce Türklerin kullandığı, vekil, vezir, bey gibi unvan. 2. Ayrıcalıklı, saygın kişi.
...
Tarsus
– (Yun. tarsos: ayak) Ayak bileği kemiği.
– Böceklerde ve örümceklerde bacak bölütlerinin sonuncusu.
– Ayak bileğinde yer alan bir kemik.
– Göz kapaklarının katılığını ve biçim ...
tart suçu
– Disiplin suçuyla belli süreler için okuldan veya meslekten uzaklaştırılma
...
tasarruf bonosu
– ekonomi. Maaş gibi kazançlarla bazı satışlarda devletin borçlanması yolu ile yapılan kesintiye karşılık verilen ve üzerinde faiz kuponları bulunan senet
...
Taşı sıksa suyunu çıkarmak
çok güçlü, her şeyin üstesinden gelecek durumda olmak.
...
Tatlı su Frengi
Yakındoğu ülkelerinden olduğu halde, Avrupalı gibi görünmeye çalışan, batı özentisi içinde olan Hıristiyan için söylenir. Tatlıya bağlamak
...
Tatlı şurup kıvamında sıvı
– gliserin
...
Tatsız tuzsuz
1. Zevk vermeyen, çok tatsız (olay, konuşma) -2. Eğ lendirici olmayan,.can sıkan (kimse).
...
tavassut
– Aracılık, ara bulma, aracılık etme
...
tavassut etmek
aracılık etmek, aracı olmak.
...
Tavşan uykusu
Hafif ve kuşkulu uyku.
...
Tavşanın suyunun suyu
Söz konusu şeyle çok uzaktan ilgili olan şey işin söylenir; suyunun suyu.
...
tebessüm
– gülümseme
...
tebessüm etmek
– gülümsemek
...
tecasür
yüreklenme.
...
tecessüm
– Boyut kazanma, cisimlenme
– Görünmeye başlama, belirme
– Göz önüne gelme, canlanma
...
tecessüm etmek
cisim halinde ortaya çıkmak.
...
tecessüs
– esk. Belli etmeden kendini ilgilendirmeyen şeyleri öğrenmeye çalışma
– Merakını gidermeye çalışma, görme, anlama merakı
– Ar. tecessus
...