– sf. Çökmüş, çöküntüye uğramış.
...
Arama Sonucu – "mu"
muzmer
– sf. Gizlenmiş, saklanmış, dışarıya vurulmamış (şey)
...
müzmin
– sf. tıp Süreğen
– Kronik.
– Ar. muzmin
– İng. chronic
...
Müzmin bekar
– Evlilik çağını geçmiş olup da henüz evlenmemiş olan kimse
– Evlenmeyi düşünmeyen kimse
...
müzminleşmek
– Süreğenleşmek
...
muzmir
– Gizleyen, dışa vurmayan
...
muzsu
– sf. Muzu andıran, muza benzeyen, muz gibi.
...
muztar
– sf. Bir işi, bir davranışı yapmak zorunda kalmış, zorlandığı için aksini yapamaz, başka türlü davranamaz duruma gelmiş, çaresiz (kimse), mecbur
...
muztar kalmak
– Zorunda kalmak
...
muztarib
acı çeken, ızdıraplı.
...
muztarip
– sf. Maddi manevi bir sıkıntısı, üzüntüsü veya rahatsızlığı olan, acı çeken, ıztırap içinde kıvranan (kimse)
– Çırpınan
...
nafıa müdüriyeti
bayındırlık müdürlüğü.
...
Nager sendromu
– doğumsal bir hastalık. Hastada görülen karakteristiklerden bazıları veya hepsi şunlardır; Az gelişmiş yanak ve çene bölgesi, alt kirpiklerin azlığı veya yokluğu, böbrek ve/veya karın reflüsü, ...
nahiye müdürü
– Bucaktaki en üst görevli
...
namemul
umulmayan, beklenmedik.
...
namurad
muradına ermemiş.
...
namus
– Bir toplum içinde ahlak kurallarına ve toplumsal değerlere bağlılık, iffet.
– Dürüstlük, doğruluk
...
Namus belası
– Namusunu ve halk arasındaki saygınlığını korumak için katlanılan sıkıntı, ar belası
...
Namus sözü
Bir şeyi yapacağına dair, şeref ve onur üzerine verilen söz; şeref sözü.
...
namus sözü
– Namus ve onur üzerine verilen söz, şeref sözü
...
namüsait
– sıfat. Uygun olmayan, elverişsiz
...
namuslu
– sıfat. Ahlak kurallarına uygun olarak davranan, namuskar
– Olması gerektiği gibi
...
namussuz
– sıfat. Ahlak kurallarına uygun davranmayan, ahlak kurallarını çiğneyen
– Kızgınlıkla söylenen bir söz
– zarf. Ahlak kurallarına uygun davranmayarak, ahlak kurallarını çiğneyerek
...
Namusu iki paralık olmak
çevresinde onuru, saygınlığı kalmamış bir kimse durumuna düşmek.
...
Namusuna dokunmak
şeref ve onurunu olumsuz biçimde etkilemek
...