zehirler.
...
Arama Sonucu – "mu"
şümürde
sayılı.
...
Süt dökmüş kedi gibi
– suçunu bilerek bundan utanarak
...
şütürmürg
devekuşu.
...
Süvari müfrezesi
– süvarilerden oluşan atlı birlik
...
Suyu mu çıktı? (bir yerin)
“Bu yerin beğenilmeyecek nesi var ki kalmak istemiyorsun?” anlamında.
...
taammüd
bilerek yapma.
...
taammüden
– zf. Bilinçli bir biçimde, önceden tasarlayarak, bile bile, kasten.
– huk. İşlenecek bir suçu önceden planlayarak, planlı bir biçimde, tasarlayarak.
...
taammuk
derinleşme.
...
taammuk etmek
derinleşmek.
...
taammüm
– genelleşme, yayılma.
...
taammüm etmek
genelleşmek, yayılmak.
...
taammüt
– Bir işi veya suçu bile bile, tasarlayarak yapma.
– huk. İşlenecek bir suçun daha önceden tasarlanması
...
Tabakhaneye bok mu götüruyorsun?
‘Niçin bu. kadar acele ediyor sun? için çok mu acele, çok mu önemli?” anlamında, alay yollu söylenir.
...
tahammül
– Nesnenin, güçlü, zorlayıcı dış etkenlere karşı koyabilmesi, dayanması
– İnsanın kötü, güç durumlara karşı koyabilme gücü, kaldırma, katlanma
...
tahammül etmek
dayanmak, katlanmak.
...
tahammülfersa
– sıfat. Dayanılmaz
– takat kesici.
...
tahammür
– kimya. Mayalanma
...
tahammur etmek
mayalanmak.
...
tahammuz
– Ekşime
...
taharri memuru
– Sivil polis
...
tahta pamuk
– Döşemecilikte kullanılan bir dolgu ve örtü malzemesi
...
tamu
– din b. Cehennem
...
tamusal
– cehennemle ilgili
...
Taş attı da kolu mu yoruldu?
“Söz konusu kazana hiçbir emek harcamadan elde etti.” anlamında onu küçümseyenler işin söylenir
...