bağımlı uçbirim
...
Arama Sonucu – "on arka vb. yanların her biri"
trigonometri
– mat. Üçgenleri hesaplamayı konu edinen matematik kolu, müsellesat.
– Konusu bir dik üçgenin kenarları arasındaki oranlar ve bu oranlar arasındaki bağıntılar olan, elde edilen sonuçlardan ...
trilyon
– Milyar kere bin, 1.000.000.000.000.
– Bu sayının adı.
– 1012 sayısı.
– Fr. trillion
– İng. trillion
...
true type font
true type yazıtipleri
...
trunk cable(escon)
ana kablo
...
tümel önerme
– mantık. Konunun kapsamına giren bütün bireyler için belli bir şey bildiren önerme
...
Türküsünü çağırmak (birinin) (bir şeyin)
– Bir kimsenin tarafını tutup onun hoşuna gidecek söz söylemek ya da davranışta bulunmak.
– bir kimsenin hoşuna gidecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak.
– O şeyi ısrarl ...
turn on
açmak
...
Tuzak kurmak (bir şeye) (birine)
1. Bir şeyi yakalamak için tuzak hazırlamak. -2. Bir kimseyi tehlikeli bir duruma düşürmek için düzen hazırlamak (Kars. çukurunu kazmak.)
...
two-dimensional array
iki boyutlu dizi
...
typefont
yazı tipi
...
typing replaces selection
yazılan seçilenin yerini alır
...
üç parçalı arka üst kol kası
– Triceps
...
ücreti (ücretleri) dondurmak
ücretlerin yükselmesini önleyici ön lem almak
...
Ucu (birine) dokunmak
Biri o işten zarar görmek.
...
Uğur getirmek (bir şey birine)
O şey ona iyilik, şans, bereket getirmek.
...
Uhdesinde bulunmak (olmak) (bir şey, birinin}
O şey onun sorum luluğu altında olmak.
...
ultrason – ültresan
– fizik. Yansılanım
– Frekansı sesten daha yüksek olan ses üstü titreşim.
– Ültrasonoskopi sözünün kısaltılmış şekli.
...
Uluorta söz söylemek (konuşmak)
Bir şey hakkında gerekeni bilme den sonunun nasıl olacağını düşünmeden konuşmak.
...
ulusal ekonomi
– Bir milletin kendine özgü ekonomi siyaseti, milli ekonomi, milli iktisat
...
Uma uma döndük muma
‘Umduğumuz şeyin olmasını beklemekten bittik, tükendik.” anlamında.
...
ümidini kesmek (ümidi sönmek)
Umudu kalmamak, artık ummaz duruma gelmek; umudunu kesmek.
...
ümit (umut) bağlamak (bir şeye) (birine)
1. Onun olacağını um mak -2. istediği şeyin onun tarafından yapılacağını ummak
...
Umut vermek (birine)
1. Bir şey ya da kimse umulan şeyin olabile ceği konusunda olumlu bir bekleyiş duygusunu uyandırmak. -2. Bir kimseye güven duygusu vermek; simit vermek.
...
unattended operation
gözetimsiz işlem
...