Ona çok kızmak; öfkelenmek.
...
Arama Sonucu – "yilin bir ayi "
Fitil vermek (Birine)
Onu kızdırmak, kışkırtmak.
...
Fırsat vermek (tanımak) (bir şeye, birine)
Bir işi gerçekleştirmek için uygun durum hazırlamak; zaman vermek.
...
Fıtık olmak (birine)
Ona çok kızmak, sinir olmak
...
Frtık etmek (birini)
Onu çok kızdırmak ; sinirlendirmek.
...
Gafil avlamak (birini)
Onu habersiz ve hazırlıksız olduğu bir sırada bastırmak, güç duruma düşürmek.
...
Garaz bağlamak (birine)
Ona karşı düşmanca duygular beslemek; kin beslemek (bağlamak).
...
Gavur etmek (bir şeyi)
Onu işe yaramayacak duruma getirmek, zi yan etmek, n
...
GAYINNA
Kaynana
...
Gebe bırakmak (birini)
Onu borçlu duruma getirmek.
...
Gebe kalmak (birine)
Ona borçlu durumda olmak.
...
Gem vurmak (birine) (duygularına)
1. Onun taşkın, aşırı .davranış larını önlemek, önleyecek girişimde bulunmak. -2. Duygularına ha kim olmak.
...
gemi zincirlerinin denizde birbirine dolanması
– Isparmaça
...
geniş bir koltuk türü
– Kanepe, berjer, çekyat
...
Geri çevirmek (bir şeyi, birini)
1. Onu kabul etmemek. -2. Onu geldiği yere göndermek.
...
Geri durmamak (bir şeyden)
O şeyi yapmaktan kaşınmamak. (Kars. Aşağı kalmamak.)
...
giysilere dikilen bir tür süslü şerit
– harç
...
Gizli tutmak (bir şeyi)
Bir olayı, bir haberi hiç kimseye duyurma mak, aşıklamamak.
...
Gıcık almak (kapmak) (bir şeyden, birinden)
Onun söz ve davranışlarından, kimi özelliklerinden hoşlanmamak; dahası sinirlenmek.
...
Gıcık olmak (birine, bir şeye)
Bir davranışa ya da bir kimseye sürek li olarak sinirlenmek.
...
Gına gelmek (getirmek) (birine, bir şeyden)
O şeyden bıkmak, usanmak.
...
Gırgır geçmek (biriyle)
1. Onunla alay etmek. -2. Gevezelik etmek.
...
Gırtlak gırtlağa gelmek (biriyle)
Onunla kavgaya tutuşmak; boğaz boğaza gelmek.
...
göbeği biriyle bağlı (veya beraber kesilmiş)
her zaman birlikte bulunan, birbirinden ayrılmayan kimseler için kullanılan bir söz
...
Göğsü kabarmak (bir şeyden)
Ondan büyük övünş duymak, kıvan mak.
...