– Birtakım tehditlere, tehlikeli durumlara karşı dikkatli, uyanık davranmak.
– başkalarının kendisine yapma ihtimali bulunan kötülüklere karşı uyanık davranmak
– dikkat etmek ...
Kategori: Deyim
Ayağını sürümek
– verilen bir işi ağırdan almak
– bir yerden uzaklaşmak üzere bulunmak
– halk inanışına göre bir kimse gelirken ardından başkalarının da gelmesine yol açmak
– ölmek üzere olmak ...
Ayak basmak (bir yere)
– bir yere varmak, ulaşmak
– girmek, gelmek, uğramak
– mesleğe girmek
– bir yere bağlanmak. ...
Ayak diremek
– bir düşünceyi, bir davranışı sonuna kadar sürdürmek, kendi tutumundan şaşmamak ...
Ayak uydurmak (birine, bir şeye)
– yürüyüşte adım atışını başkalarınınkine uydurmak
– ayak açmak
– mec. kendi gidiş ve davranışını başkasınınkine benzetmek ...
Ayaklı kütüphane
– Genel kültürü zengin olan kimse.
– Çok şey okumuş, her sorulana cevap veren, çok şey bilen, okudukları aklında kalmış kimse ...
ayazda kalmak
– soğukta kalmak
– argo boş yere beklemek
– argo eline bir şey geçmemek ...
Ayıkla pirincin taşını
– “işler öyle karmakarışık oldu ki, gel de işin içinden çık!” anlamında.
– bir işin pek karışık ve içinden çıkılmaz durumda olduğunu anlatmak için kullanılan bir söz ...
Ayranı kabarmak
– öfkelenmek, coşmak
– aşırı bir cinsel arzu duymak ...
Ayvayı yemek
– argo, kötü duruma düşmek, işi bozulmak ...