– sf. Belirli
– Belirlenmiş
– Bilinen
...
Kategori: Arapça
muayyeniyet
– Belli olma durumu, bellilik
...
muazzam
– sf. Çok büyük, çok iri, koskoca, kocaman, koskocaman
– Alışılmışın sınırlarını aşan.
– mec. Güçlü, önemli
– Ulu.
...
muazzep
– sf. Acı, sıkıntı, azap çeken
...
muazzez
– sf. Sayılan, saygı duyulan, sevgili, aziz
– Saygı duyulan, saygı ile karşılanan.
– Değerli, kıymetli.
...
mübadat
– Düşmanca davranış, saldırganlık
– Meydana çıkarma
...
mübadele
– Değişim
– Bir şeyi başka bir şeyle değişme, değiş tokuş, trampa
...
mübadil
– sf. Başkasının yerine getirilmiş, mübadele edilmiş.
– Lozan Antlaşması’na göre, İstanbul dışında oturan Rumlarla değiştirilmek üzere Batı Trakya dışındaki Yunanistan’dan geti ...
mübah
– sf. din b. Dinî bakımdan yapılmasında sakınca olmayan, yapılması günah veya sevap olmayan.
– mec. Yapılmasında sakınca görülmeyen.
...
mubah
– din. Hakkında şer’î bir emir veya yasak bulunmayan, yapılması yahut yapılmaması dince kişinin arzu ve isteğine bırakılan, caiz görülen (şey)
– Durum öyle gerektirdiği için yapılmasında s ...