– Yolculuk, gezi, turizm, sefer
– gezinme, dolanma, dolaşmagezme
– müsaferet
– Arapça. siyaḥat
...
Kategori: Arapça
seyelan
– Akma, akıntı
– fizik. Akı
...
seyfiyye
– asker kesimi
...
şeyh
– Tarikat kurucusu, bir tarikatta en yüksek dereceye ulaşmış olan kimse
– Tarikat büyüğü veya tarikat kollarından birinin başında bulunan kimse
– Arap kabile ve aşireti başkanı.
...
Seyir
– Gidiş yürüyüş ilerleyiş
– Kara taşıtlarının belli bir güzergahta ilerlemesi.
– özellikle gemilerin belli bir rotayı takip ederek yolculuk etmesi.
– Bir yerden başka bir yere ...
seyis
– At bakıcısı
– İki, üç yaşında enenmiş erkek keçi.
– İki, üç yaşında, enenmiş, tohumluk erkek keçi, koç.
– Üç yaşında koyun.
...
seyit
– Ar. seyyid
– esk. Bir topluluğun ileri gelen kişisi.
– Hz. Muhammed (SAV)’in soyundan olan kimse.
– Ekmek tahtası.
...
seylap
– Ar. (seyl) + Far. (ab)
– Su baskını, taşma, taşkın, feyezan, sel, sel suyu
...
seyran
– Gezme, gezinme, bakıp seyretme, gezinti
...
şeytanet
– şeytanlık, hilekarlık.
...