– İnsanın başına gelmesi takdir edilen iyi veya kötü durumlar, baht, şans, tâli
...
Kategori: Arapça
talik
– Asma, yukarı kaldırma
– Bir işin yapılmasını herhangi bir şarta bağlı tutma
– Belli bir zamana bırakma, erteleme
– Arap alfabesinde geliştirilen, yatık olarak yazılan yazı tü ...
talil
– Sebep gösterme
– felsefe. Tümdengelim
...
talim
– Öğretim.
– Öğretme, belletme.
– Ders verme, okutma, öğretim, tedris
– Bir şeyi öğretmek için yapılan düzenli çalışma, alıştırma, egzersiz
– ask. Orduda askeri idman uyg ...
talimat
– Yönerge
– ask. Görevin gerektirdiği türlü hizmetlerin başarıyla yürütülmesi için kumandan, başkan veya daire başkanları tarafından verilen, o hizmetle ilgili sorumluluk, düzen ve ilkeler ...
talimgah
– Ar. talim + Far. -gah
– ask. Çeşitli uzmanlık dallarına gerekli olan uzman, öğretici vb.ni yetiştirmek amacıyla uygulamalı olarak eğitim ve öğretim vermek için oluşturulmuş askerî kurulu ...
talip
– sıfat. İsteyen, istekli
– Genellikle evlenmek isteyen ve bu isteğini evleneceği kimseye bildiren erkek
– Arapça. ṭālib
...
talk
– mineraloji. Genellikle açık yeşil, toz durumundayken yağlı bir görünümde, özgül ağırlığı 2,7, sertliği 1 olan, hidratlı doğal magnezyum
...
talkın
– din b. Ölü gömüldükten sonra mezar başında imamın söylediği dinî sözler, telkin
– Arapça. telḳīn
...
tallahi
– ünlem. Vallahi
...