– Mal ve mülkünü satılmamak şartıyla bir hayır kurumuna veya işine bağışlamak
– mec. Adamak, bir şeyin bütününü bir işe vermek
– Arapça va®f + Türkçe etmek
...
Kategori: Arapça
vakıf
– Bir hizmetin gelecekte de yapılması için belli şartlarla ve resmî bir yolla ayrılarak bir topluluk veya bir kimse tarafından bırakılan mülk, para.
– Bir topluluk veya bir kimse tarafında ...
vali
– Bir ilde devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi, ilbay
– tar. Satrap.
– Vakti
...
varak
– Yaprak, tabaka.
– Yazılı kağıt, varaka.
– Altın, gümüş veya başka madenler dövülerek oluşturulan ince, parlak yaprak, altın varak.
– Varılacak son yer, durak, konak.
– ...
varidat
– Gelirler, gelir, kazançlar
– tasavvuf. Kulun kastı ve dahli olmaksızın kalbe gelen mânâlar, feyizler, ilhamlar
...
vasıf
– Nitelik
– bk. karakter
– Vasfeden, bildiren, öven.
...
vatvat
– Dağ kırlangıcı.
– Yarasa
...
vaveyla
– Çığlık
...
vaz
– Konma, konulma
– Vaaz. dini öğüt
– (Tek başına kullanılmaz)// vaz geçmek: vaz geçmek
– Terk etme, bırakma.
– Hurma. üvez de denilen bir çeşit kış yemişi.
– Damar. ...
vazife
– Ödev
– Görev
– Günlük ücret, yevmiye
...