– zf. Gerçekten, hiç şüphesiz, doğrusu ...
Kategori: Arapça
elifba
– Arap alfabesi ...
elmas
– Yerin derinliklerinde bulunan, billurlaşmış arı karbon
– Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş
– sıfat. Bu taşlarla yapılmış
– Elmastıraş ...
emare
– esk. Belirti, iz, ipucu, işaret ...
EMEL
– insan ömrünün yetmeyeceği hülyalar, kuruntular.
– Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek. ümit. Uzun zamanda gerçekleşebilecek arzu. Arzu.
– Kutsal inanca göre kişinin işlediği ...
Emin
– Güvenli “Bebesini emin ellere mi bırakmıştı acaba? -A. Kulin.”
– Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz “Dağlar hiçbir zaman emin değildir. -Y. K. Karaosmanoğlu.R ...
Emir
– Buyruk, komut, talimat, ferman.
– İstek “İkide birde dönüp benden bir emrim olup olmadığını soruyordu. -Y. K. Karaosmanoğlu.”
– bit. b. Orta Anadolu’da şarap ...
Emrah
– Saz çalıp oynayan.
– Erzurum’da doğmuş ünlü bir halk ozanı. ...
emsal
– Benzer, eş, denk
– Yaşıt
– Örnek
– mat. esk. Katsayı
– Eşler, benzerler, yaşıtlar ...
emsile
– Örnekler, misaller, numuneler
– Arapça gramer öğretiminde ilk okutulan ve içinde fiil çekimleri bulunan kitap ...