– zf. Önce, eski, geçmiş, geçmiş zamanda
– sf. İlk, önceki, geçmiş
– bk. evel
– birinci, iptida, başlangıç
– Daha eski.
– Önce gelen, önceki.
– tas. Allah ...
Kategori: Arapça
evveliyat
– Bir işin önceki evreleri, öncesi, önceleri ...
eyyam
– esk. Günler
– Yumuşak, iyi
– < Ar. eyyam vakit; zaman
- Günler, gündüzler.
- Zaman.
- Sözü geçerlik, nüfuz. ...
ezcümle
– Far. ez + Ar. cumle
– zf. Kısaca, özet olarak, özetle: ...
ezel
– Başlangıcı belli olmayan zaman, öncesizlik
– Eski, daha öncesi
– Başlangıcı, öncesi olmayan geçmiş zaman, öncesizlik. ...
EZRA
– Pek fasih, sözü düzgün adam
– M.Ö. 4 – 5. yüzyıllarda yaşamış Yahudi din adamı. İslami kaynaklarda ismi Üzeyir olarak geçer.
– Beyaz kulaklı siyah at ...
ezvac
– Zevçler, karı kocalar, eşler, çiftler ...
facia
– Çok üzüntü veren, acıklı olay, afet
– tiy. Trajedi.
– On dokuzuncu yüzyıl Tanzimat ve yirminci yüzyıl Meşrutiyet tiyatrolarında acılı oyunların tümüne verilen ad. bk. tragedya.
...
facire
– Zina ve işrete düşkün, fısk u fücur sahibi kadın ...
fahir
– fakir
– Ar. fakîr: fakir; yoksul. || fahır || fakır || fanir || feggir || fekir
– Şanlı, şerefli, onurlu.
– Övünen, iftihar eden.
– Parlak, gösterişli, güzel. ...