– sf. Onurla ilgili, onursal.
– Gönüllü, karşılıksız “Bilmem hangi bir esnaf cemiyetinin fahri katibi imiş. -A. Ş. Hisar.”
– Yalnız onur için verilen karşılıksız hizm ...
Kategori: Arapça
faik
– sf. esk. Üstün, yüksek.
– Manevi yönden üstün olan, yüksek, yüce. ...
fak
– esk. Tuzak, kapan
– Yaşlanmış, ihtiyar kimse. ...
fakat
– bağlaç. Ancak, ama, lakin ...
fakih
– Fıkıh alimi, İslamiyet’in dînî, içtimâî, medenî, hukūkî ve siyâsî bütün amelî hükümlerini şer’î delilleriyle birlikte bilen ve bu alanda söz sâhibi olan kimse ...
fakir
– sf. Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı
– Olması gerekenden az
– Derviş
– Hindistan’da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
– mec. Z ...
fanus
– Süslü, ayaklı fener
– Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.
– Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. ...
farazi
– sıfat. Varsayımsal
– Sanal
– Var saymaya, farz ve takdire dayanan, gerçek olmayıp farzedilmiş olan, hipotetik
– Arapça. farżī ...
faraziye
– Varsayım ...
farfara
– sıfat. Çok konuşan
– Ağzı kalabalık
– Yüksek sesle konuşan
– Çok övünen
– Arapça. ferfere ...