– sıfat, eskimiş. Lahuraki
...
lahut
– sıfat. Kutsal
– eskimiş, din bilgisi. Tanrı âlemi.
– ilahi âlem.
...
lahzada
– zarf. Çabucak
...
laik
– sıfat, hukuk. Din işlerini devlet işlerine karıştırmayan, devlet işlerini dinden ayrı tutan
...
lak
– Uzak Doğu’da yetişen Amerikan elmasından çıkan zamk.
– Boyacılıkta kullanılan, kırmız böceğinin üst deri bezlerinin salgıladığı madde.
– Kepek, tuz ve su karıştırarak yapılan ...
laka
– Lak
– Yol üzerinde oluşan çukur.
– Eskiden mürekkep şişelerinin içine konulan kumaş parçası.
...
lake
– sıfat. Lak ile cilalanmış
– Sellüloz boyası ile boyanmış ve sellüloz verniği ile dayanıklı hale getirilmiş örtücü, koruyucu katman.
– Bir metalik oksit (mordant) ile renk veren ayn ...
lakerda
– Palamut, torik vb. balıklardan dilim dilim kesilerek yapılan salamura
– Dilim dilim kesilmiş palamut, torik gibi balıkların, uygun bir kap içerisinde kuru tuzla salamura edilmesiyle elde ...
lakırtı
– Söz, laf
– mecaz. Boş söz, dedikodu, laf
...
laklamak
-i Laka veya vernik sürmek.
...