– eskimiş. Makamla okunan Zebur suresi.
...
mezon
– fizik. Elektrondan ağır, protondan hafif bir atom cisimciği.
– Elektronlardan birkaç yüz kez daha ağır ve etkinliği protonlardan on kez daha yeğin olan temel parçacık türü.
– Çok k ...
mezozom
– biyoloji. Bakterinin üremesi sırasında bakteri zarından kıvrımlar yaparak meydana gelen mitokondri benzeri yapı.
– (Yun. mesos: orta; soma: vücut) Bazı prokaryot hücrelerde nükleoidin ya ...
mezura
– Terzilikte ölçü almak için kullanılan, genellikle 1,5 metre uzunluğunda şerit metre, mezür.
...
mezür
– Mezura.
– Ölçü
– ölçülü silindir.
– Ölçü silindiri.
– Deneysel çalışmalarda, akışkanların hacmini ölçmede kullanılan, üzeri derecelendirilmiş kimyasal maddelere dayanık ...
mıcır
– Yol yapımında kullanılan taş kırıntısı, mucur.
– Kömür kırıntısı, mucur.
– mecaz. Bir şeyin işe yaramayan bölümü.
– Ufak
...
mıgır
– sıfat, halk ağzında. Küçük, işe yaramaz (oyun kâğıdı veya eşya).
...
mıgri
– hayvan bilimi. Sularımızda yaşayan bir tür yılan balığı (Conger conger).
...
mıhlama
– Mıhlamak işi.
– halk ağzında. Yumurta, un, soğan, ıspanak karışımıyla yağda yapılan bir yemek türü.
– Üstü sırma işli kadifeden yapılmış gelin elbisesi, bindallı.
...
mıklep
– Ciltli kitapların sol cilt kapağında bulunan ve okunmakta olan yeri belli eden, ucu üçgenimsi, katlanabilir parça.
...