O kimse işin kötü bir yargıya varmak; onu kötü bir adla adlandırmak.
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
damıtıcı
– İmbik
– Endüstride türlü ham maddeleri damıtan kimse
...
damıtık
– sıfat, kimya. Damıtma yoluyla, damıtılarak elde edilmiş olan
– mukattar
– Damıtma sürecinde buharlaştırılıp sonra yoğunlaştırılan özdek.
– Damıtma işlemi ile buharlaştırılıp ...
damıtım
– Damıtma işi
– Uçurulup yoğunlaştırma yoluyla arı bir sıvı elde etme işlemi.
...
damıtmak
-i, kimya, fizik, Gaz ürünler elde etmek için, bazı katı nesneleri ısı yoluyla temel ögelerine ayrıştırmak, imbikten çekmek, taktir etmek.
-i Sıvı karışımlarda, karmaşık, değişken birleşimleri oluştur ...
damıtmaya yarayan araç damıtıcı
– imbik
...
damızlık
– sıfat. Yalnız dölü alınmak için yetiştirilen yüksek nitelikli (hayvan)
– halk ağzında. Maya
– Maya, yoğurt, peynir, pekmez gibi şeylerin mayası.
– damızlık hayvan
– Döl ...
damla damla yaşamak kitabın yazarı
– damla aktan
...
damla hastalığı
– tıp. Organizmadaki ürik asidin atılmayarak vücudun bazı yerlerinde, özellikle ayak başparmağında, topuk ve eklem yerlerinde birikmesinden ileri gelen, ağrı ve şişlerle ortaya çıkan hastalık, n ...
damla taşı
– mimarlık. Yapılarda süs ögesi olarak kullanılan damla biçiminde taş
– Çatlaklardan mağaraların tavanlarına ulaşan yeraltı sularının, kalsiyum karbon tuzunun çökeltilmesiyle oluşturduklar ...
damlasakızı
Bir tür sakız
...
Damoktesira (Demoktes’in) kılıcı (gibi)
Olumsuz durumlarda gerçekleşme olasılığı bulunduğunu hissettiren tehdit.
...
damsız
– sf. Damı olmayan
– zf. Yanında bayan olmadan
...
danadili
– Sayfaların dar olan üst kenarından birleştirilmiş bir cönk türü.
...
Dananın kuyruğu kopmak
Beklenen ya da korkutan durum gerçekleşmek.
...
dangıl dungul
– zarf. Kaba saba, yersiz ve lüzumsuz bir biçimde.
– zarf. Gelişigüzel
– sıfat. Kaba saba
...
dangırdamak
– Yüksek sesle, bağıra bağıra konuşmak
...
Danimarka dili
– Danca
...
danış
– Önemli bir konuda birkaç kişinin bir arada konuşması, müşavere
...
danışan
– Herhangi bir güçlük ya da sorunun çözümü için ruhbilim uzmanlarından yardım isteyen (kişi)
– İng. counselee
...
danışık
– Olmayan bir durumu varmış gibi göstermek veya olduğundan başka anlatmak için önceden yapılan anlaşma, muvazaa.
– tanışık
– İstişare.
– Danışılan mesele.
...
danışıklı
– sıfat. Gerçekte olmadığı hâlde bir anlaşma sonunda öyle gösterilen, muvazaalı.
...
Danışıklı dövüş
– Başkalarını aldatmak veya atlatmak için önceden yapılmış gizli anlaşmaya dayanan davranış, şike
...
danışma
– Danışmak işi, müşavere, istiçare, müzakere, meşveret
– Danışılan yer, müracaat, enformasyon
– Bir öğrenciye, gücü oranında en iyi uyumu gerçekleştirebilmesi için, danışmanın okul v ...
danışma kurulu
– şura
– istişare hey’eti
– Kimi sorunlarla ilgili konuların danışılıp tartışıldığı kurul.
...