– ters, hilaf
...
Arama Sonucu – "âşiyân ı nûra şitab"
aykırı karşıtı
– uyumlu, uygun, düz
...
aykırılama
– Aykırılamak işi.
...
aykırılık
– Aykırı olma durumu, mugayeret, muhaliflik, muhalefet, tehalüf
...
aykız
– Ay gibi güzel ve parlak olan kız
...
aymazlık
– Çevresinde olup bitenlerin farkına varamama durumu, aymaza yakışacak durum, gafillik, gaflet, dalgı
...
aynalı
– Aynası olan
– argo Parlak yüzlü, yakışıklı, güzel
– Bir çeşit kilim.
– 500 dirhem ağırlığında urgan.
– Cam bilye.
– İnce ziynet altını.
– Tek fişekli martin ...
aynasız
– Aynası olmayan.
– argo Hoşa gitmeyen, kötü, yakışıksız, çirkin, ters, biçimsiz
– argo Polis.
– Biçimsiz, uygunsuz, fena, kötü, çirkin, karaktersiz
– Kabadayı.
– D ...
Aynı ağzı kullanmak
Aynı şeyleri söylemek, («arş. Ağız birliği et mek.)
...
aynı ahır yarış atları
– eküri
...
aynı düzeyde olan
– hemzemin
...
Aynı kapıya çıkmak
Aynı sonuca varmak, sonuç olarak hiç değişmemek; bir kapıya çıkmak.
...
aynı kökten sözcükleri bir arada kullanması
iştikak
...
aynı noktada buluşma fikir birliği
– konsensüs, uzlaşma
...
Aynı telden çalmak
Hemen hemen aynı şeyleri söylemek.
...
Aynı yolun yolcusu
Yazgıları aynı olanlardan her biri.
...
aynımah
– Aya benzeyen, ayın benzeri, eşi, ay kadar güzel
– Köken: Ar.+Far.
...
aynıyla vaki
– tamı tamına olan, olduğu gibi gerçekleşen
...
ayran ağızlı
– sf. argo Ayran budalası.
– Boşboğaz, geveze.
...
Ayranı kabarmak
– öfkelenmek, coşmak
– aşırı bir cinsel arzu duymak
...
Ayranı yok içmeye, atla (tahtırevanla) gider sıçmaya
Yoksul olduğu halde, zenginler gibi yaşamaya özenen kimse için alay yollu söylenir.
...
Ayrı düşmek
1. Birbirinden uzakta kalmak. -2. Bir konuda anlaşama-mak, uyuşamamak.
...
ayrı seçi yapmak
– birkaç şey arasında fark gözetmek
...
Ayrı tutmak
– Farklı davranmak.
– Birine karşı farklı muamele etmek.
...
ayrıca
– zf. Ayrı olarak, başkaca
– Ayrı bir önem verilerek
– Bundan başka
...