– Çalma işini yaptırmak.
-i Hırsıza kaptırmak
...
Arama Sonucu – "âşiyân ı nûra şitab"
çalgı
– Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman.
– Çalgı çalma, müzik
– Müzik topluluğu
(müzik aletleri)
...
çalgı aleti
– Çalgı
...
çalgı çağanak
– zf. Çalgılı, neşeli ve gürültülü bir biçimde
...
çalgı orağı
– Tırpan
...
çalgıç
– müzik. Mızrap
– halk ağzında. Bahçe süpürgesi, çalkı
...
çalgıcı
– Çalgı çalmayı kendine meslek edinmiş kimse
...
çalgıhane
– Müzik evi, çalgılı lokanta veya eğlence yeri
...
çalgın
– halk ağzında. Sıcak veya soğuktan gelişemeyerek cılız kalan ekin.
– halk ağzında. Uzun zaman bakır kapta kalan tadı bozulmuş yemek, çalık.
– sıfat, halk ağzındaç Kötürüm, inmeli, s ...
çalgısal
– sıfat. Sözsüz
...
çalı
– bitki bilimi. Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki
– Kimileri bir ağaççık kadar iri olurlarsa da, genellikle bodur, gövdesiz, ancak odunsu, ...
çalık
– çıban yeri
– Koyunlarda çiçek hastalığı.
– çalgın.
– sf. çarpık
– sf. Verev kesilmiş
– sf. Doğal olmaktan uzaklaşmış, kendi renginden olmayan
– sf. Adı deft ...
çalık kavak
– bitki bilimi. Dalları sepetçilikte kullanılan bir tür kavak, sepetçi kavağı.
...
çalım
– Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır
– Kılıcın keskin yanı.
– Menzil, erim
– Biraz benzeme, andırma.
– ...
çalım satmak
– kurulup büyüklük taslamak
– yapay davranışlarla büyüklük taslamak.
...
çalımına getirmek
Tasarlanan bir iş işin uygun zamanı ya da duru mu bulmak.
...
çalımından geşilmemek
Kurumundan, büyülenmesinden yanına yaklaçılmaz olmak.
...
çalıntı
– sıfat. Çalınmış olan
– intihal
– Bir kitabın sözlerini ve müzik bestesinin havasını değiştirerek ya da belirli biçimde sözlerini ve havasını vererek kendi yapıtı gibi gösterme
R ...
çalıp çırpmak
Az çok demeden, eline ne geçerse çalmak.
...
çalış
– Çelme, güreş.
– Çarpışma, cenk, savaş.
– Çalma işi
...
çalışan
– Çalışma işini yapan kimse.
– Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse, personel, eleman.
– Mardin ili, Ömerli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
...
çalışım
– spor. İdman
...
çalışkan
– sıfat. Gayretli, çalışmayı seven, faal
...
çalışkanlık
– Çalışkan olma durumu, faaliyet
...
çalışma
– Çalışmak işi, emek, say
– Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması: Bu kiriş hesabında kirişin aşırı yük altında çalışması göz önüne alınmıştır.
– ...