TR-Sözlük

(Eşanlam / Açıklama)

Arama Sonucu – "âşiyân ı nûra şitab"

cırcır

– hlk. Pamuk kozalarının pamuğunu ve çekirdeğini birbirinden ayıran çıkrık – Ağustos böceği – Fermuar. – Döven. – Geveze. – Suyu az akan çeşme. – İshal, sürgü ...

çırçır

– Pamuğu çekirdeğinden ayırmaya yarayan alet – halk ağzında. Küçük pınar. – Cırcır böceği ...

cırdaval

– halk ağzında. Meşe dalından yapılan ucu demirli, uzun cirit değneği. ...

çırılçıplak

– sf. Tamamen çıplak, çırçıplak, anadan doğma, anadan üryan. – mec. Bitki örtüsü bulunmayan – zf. mec. Çok açık bir biçimd ...

cırlak

– halk ağzında. Cırcır böceği. – sıfat, halk ağzında. Hoşa gitmeyen, göze batan (renk). ...

cırlamak

– halk ağzında. İnce ve usandırıcı ses çıkarmak ...

cırlayık

– hayvan bilimi. Örümcek kuşugillerden, ormanlık, çalılık yerlerde yaşayan, güzel öten bir kuş (Lanius). – halk ağzında. Ağustos böceği ...

cırnak

– hlk. Yırtıcı hayvan tırnağı. – Toprak altında kalan bitki kökleri. – Tırnak, pençe. – Çoban çantası denilen ot. – Hindiba. – Dolma kalem. – Kalem ucu. ̵ ...

cırnık

– Set duvarlarında su akacak delik. – Dar yol, patika. – Karatavuktan biraz büyük, benekli bir kuş. – İki başı eğri balıkçı veya tahıl kayığı. ...

çırnık

– den. Küçük boyda kayık. – Üç flok yelkeni bulunan, iki yüz tona kadar olabilen, tek ve yekpare direkli yelkenli. – Bir çeşit tahterevalli. – Serçeye benzer bir çeşit kuş.  ...

çırpı

– Dal, budak kırpıntısı – Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi. – Çok zayıf – Huy, gidiş, tavır, kılık. – 2-2,5 m. en, 3-3, ...

Çırpıcı

– Çırpma işini yapan kimse veya şey. – Yazma kumaş işlerini, boyaları tutsun diye deniz suyunda çırpan kimse. – teknik. Pişirmeden önce malzemeyi çırpan, karıştıran elektrikli alet, ...

çırpınmak

– Acı ile debelenmek – Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek. – Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak – mecaz. Ne yapacağını şaşırmış bi ...

çırpıntı

– Çırpınma – Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. – tıp. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon. – tıp. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu ...

çırpma

– Çırpmak işi – Kumaşın kenarını kıvırıp dikmek için iğne, kenara göre çapraz tutularak ve çift kattan batırılıp tek kattan çıkarılarak yapılan dikiş biçimi. – Güdülen amaca göre, na ...

çırpmak

-i Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. -i İki şeyi birbirine çarpmak -i Bir şeyin ucundan bir parça kesmek -i Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştı ...

cırt

– Kâğıt, kumaş vb. yırtılırken çıkan ses – Nesneleri birbirine bağlamakta kullanılan, çentikli, plastik kelepçe ...

cırtıke

– Çeşme yalağı, ağaçtan oyulmuş tekne ...


Bu site kaynak olarak "TDK Büyük Türkçe Sözlüğü" kullanmaktadır. Ancak Türk Dil Kurumunun resmi sitesi DEĞİLDİR!.
Eş Anlamlısı, halk dilinde, halk ağzı, ne denir, eski dilde, mecazen, bulmacada ..
TR-Sözlük © 2020