– matematik. Bir aritmetik sayısının, önüne + ve – işaretleri yazıldıktan sonraki değeri.
– Bir sayının rakamlarından her birinin bulunduğu basamağa göre aldığı değer, izafi değer.
& ...
Arama Sonucu – "âşiyân ı nûra şitab"
bağıl nem
– meteoroloji. Bir metreküp hava içinde bulunan su buharı ağırlığının, aynı şartlardaki havanın doymuş su buharının ağırlığına oranı.
– Bir metre küp hava içindeki su buharı niceliğinin ( ...
bağıldak
– Bağırdak
...
bağıllık
– Görece olma durumu, izafiyet, rölativite.
– tabiyet, fonksiyon
– Olaylar ya da değişkenler arasında, birindeki değişmelere bağlı olarak ötekinin de değişmesini içeren bağlaşı.
R ...
bağım
– Bir şeyin veya bir kimsenin gücü ve etkisi altında bulunma durumu.
– Büyü.
...
bağımlamak
-i Bir şeyi bağım altına sokmak, etkisi altında tutmak.
...
bağımlaşmak
-e Bir şeye veya bir kimseye tamamen bağımlı olmak.
...
Bağımlı
– Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi.
– Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan.
– Sigara, uyuştur ...
Bağımlılık
– Bağımlı olma durumu, tabiiyet
– Karlaşılan sorunları yalnız başına çözmek ve kendine yön seçmek için gerekli yetenekten yoksun olma durumu.
– Ekonomik ve ruhsal desteğe gereksinme ...
bağımsız
– sf. Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür
– Müstakil.
– Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse
– ...
bağımsız bölüm
– Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre, bir binanın ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli ve bağımsız mülkiyete konu olan özel bölümü
...
bağımsızlık
– Bağımsız olma durumu, istiklal
– Ekonomik ve ruhsal desteğe gereksinme duymak, ilgi görmek ve yön seçmek bakımından başkalarına bağlı olmama durumu.
– bağımsız denemeler, bağımsız ...
bağıntı
– Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ.
– biyoloji. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.
– jeoloji. İki ayrı v ...
Bağıntılı
– Göreceli
...
bağır
– Göğüs
– Ok yayı ve dağda orta bölüm.
– anatomi. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa.
...
Bağırdak
– halk ağzında. Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak.
– halk ağzında. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak.
– ...
bağırgan
– sıfat. Bağırıp çağıran, tepkisini hemen ve sert bir biçimde dışa vuran
...
bağırıp çağırma
– şarlama
...
bağırış
– Bağırma işi
...
bağırma
– Yurdun kimi yerlerinde türküye verilen ad.
– Bağırmak işi
– avaz, avaze, nara
...
bağırma yüksek ses
– nara, haykırma
...
bağırmak
– İnsan yüksek ve gür ses çıkarmak
– mecaz. Kendini belli etmek
– Ağlamak
– -e Yüksek sesle azarlamak.
...
bağırsak
– anatomi. Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.
– em’a, mia
– Sindirim kanalının, midenin bitiş yerinden anüse kadar ...
bağırsak düğümlenmesi
– tıp. İnce veya kalın bağırsağın bir bölümünün bağırsak askısı çevresinde besin geçişini engelleyecek bir biçimde dönerek bükülmesi.
...
bağırsak düşüklüğü
– tıp. Bağ gevşemesi sonucunda kalın bağırsağın aşağı doğru sarkma durumu.
...