– Beklenmedik bir anda büyük bir mutluluğa kavuşmak; bundan ötürü çok böbürlenmek.
– alay: beklenmeyen bir mutluluğa ermek
...
Arama Sonucu – "âşiyân ı nûra şitab"
Başı hoş olmamak (bir şeyle), (biriyle)
1. Ondan hoşlanmamak. -2. O kimseyle arası bozuk olmak; kafası hoş olmamak.
...
Başı işin (birinin)
Değer verilen kişinin hayatı sözkonusu edilerek kullanılan ant ya da yalvarma sözü.
...
Başı kabak
1. Saşları dökülmüş. -2. Başında şapka, başörtüsü vb. olmayan.
...
Başı kalabalık olmak
Yanında iş, konuşma vb. nedenlerle birçok kimse bulunmak.
...
Başı kazan gibi olmak
1. Gürüjtü, vb’den çok rahatsız olmak. -2. ça lışmak vb’den dolayı zihinsel yorgunluk duymak; kafası kazan gibi olmak.
...
Başı önünde
1. Terbiyeli, uslu (kimse). -2. Utangaç, mahcup (kimse).
...
Başı sıkışmak (sıkılmak)
Herhangi bir güçlükle karşılaşmak. Başı sonu belli değil
...
Başı tutmak
Gürültü, fazla konuşma, üzüntü ya da başka bir nedenle başı ağrımaya başlamak; kafası tutmak.
...
Başı yerine gelmek
Kafası dinlenmiş, yorgunluğu gitmiş olmak; ka fasın yerine gelmek.
...
Başı yukarda
Onurlu, kibirli, kendini beğenmiş (kimse). (Kars. Burnu havada)
...
başıboş
– sf. Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan
– Bağlanmamış, serbest bırakılmış
– zf. mec. Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir biçimde
– zf. mec. Kendi isteğine göre, hiçbir etki ...
başıboş gezen hayvan
– yont
– salma
– yılkı
– örek
...
başıbozuk
– Düzensiz topluluk.
– tar. Askerlerin arasına katılmış sivil savaşçı.
– sf. Karışık, içinden çıkılamayan
– Dul kadın veya erkek.
– Kaçak içilen tütün.
– Kötü (kims ...
basık
– sf. Basılmış, yassılaşmış
– Çok yüksek olmayan, alçak
– Kısık
– Cılız, zayıf, boysuz.
– Türlü sebeplerle basıldığına inanılan ve bu yüzden hastalanan loğusa kadın, yürü ...
başıl
– Tepesinde beyazı bulunan
...
basılı
– sıfat. Basılarak yerleştirilmiş
– Basımevinde basılmış (kâğıt, kitap vb.), matbu
...
basılış
– Basılma işi.
...
basılmak
– Basma işine konu olmak veya basma işi yapılmak
– Uygunsuz durumda yakalanmak.
– Alt olmak, mağlup olmak, yenilmek, yere serilmek, çiğnenmek, tahkir edilmek.
– Bastırılmak, ya ...
basım
– Basımcılık.
– Bası işi, tipografi
– Üzümün baskı ile suyunu çıkarma işi
– Güç, kuvvet.
– tiraj
– Sinema. Bir basım aygıtında, boş filmi dolu filmin karşısına koya ...
basımevi
– Basım işi yapılan yer, matbaa.
– basımcılık: Basım işinin gerçekleştirildiği yer.
– İng. printing house
...
Başımla beraber
– memnunlukla, seve seve
– memnuniyetle, hiç rahatsız olmaksızın.
...
basın
– Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat
– Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü
– Basım yoluyla çoğaltılarak, belirli zamanlarda çıkan ...
Başın (başınız) sağ olsun
Bir yakını ölmüş kimseye söylenen teseli sözü.
...
basın ataşesi
– Resmî veya özel kurum ve kuruluşlarda, yabancı temsilciliklerde basın ile ilgili konuları düzenleyen yetkili ve sorumlu kimse.
...