– Basın yayın organlarına bilgi vermek amacıyla yetkili kurum veya kişiler tarafından hazırlanmış yazılı açıklama.
...
Arama Sonucu – "âşiyân ı nûra şitab"
basın danışmanı
– Kişi veya kuruluşların görsel ve yazılı basınla iletişimini sağlayarak her türlü etkinliğini duyuran uzman.
...
basın kartı
– Basın mensubu olan kişilerin taşıdığı kimlik belgesi
...
basın özeti
– Belli bir tarihte çeşitli gazetelerde yer alan günün önemli haberlerinin bir başka basın kuruluşu tarafından hazırlanan özeti.
– Çeşitli kuruluşların belli bir konuda hazırladıkları rapo ...
basın toplantısı
– Yetkili bir kimsenin, bir veya birden fazla konu üzerinde açıklamada bulunmak için kitle iletişim araçlarında görevli kimselerle yaptığı toplantı.
...
Başına bela etmek (birini, bir şeyi)
Onu kendisine sıkıntı verecek bir durumu getirmek; o şeyin kendisini tedirgin edecek duruma gelmesine neden olmak.
...
Başına bela kesilmek
Bir kimse ya da şey, sıkıntı verecek, dert ola cak duruma gelmek.
...
Başına bela olmak
Bir şey ya da kimse sıkıntı verir duruma gelmek.
...
Başına bela sarmak
– büyük felaket getirmek
...
Başına belayı satın almak
Rahatsız edici, üzücü olduğu sonradan anlaşılan bir işe kendi isteğiyle girişmiş olmak.
...
Başına bir şey (bela, bokluk, hal, iş, kaza vb) gelmek
Kötü bir duruma düşmek, istenmeyen bir durumla karşılaşmak.
...
Başına bitmek (birinin)
istemediği halde yanına gelip bir türlü ordan ayrılmamak, ısrarlı isteklerde bulunmak.
...
Başına buyruk
– Hiç kimseden izin almak gereğini duymadan, istediği gibi davranan.
– özgür, bağımsız (bir biçimde).
...
Başına çalmak (bir şeyi)
1. Bir şeyle vurmak. -2. Bir şeyi öfkeyle geri vermek ; kafasına çalmak.
...
Başına çıkarmak (birinin)
– şımartmak, çok yüz vermek
...
Başına çıkmak
Birinin hoşgörüsünü, yakınlığını fırsat bilip şımarıkça davranmak; tepesine çıkmak.
...
Başına çorap örmek (birinin)
– birine, haberi olmadan kötü duruma düşürücü davranışta bulunmak
...
başına devlet kuşu konmak
– beklemediği büyük bir nimeti ele geçirmek
...
Başına dikilmek
Başucunda durmak, rahatsız etmek; tepesine dikil mek.
...
Başına iş açmak
– uğraştırıcı ve üzücü bir işin çıkmasına yol açmak
...
Başına vur, ağzından lokmasını al
Uysal, boyun eğen (kimse). (Kars. Yumuşak baştı.)
...
basınç
– Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik: Gazların içinde kapalı oldukları kabın her yönüne doğru basınçları vardır.
– havayuvarıbasıncı
– F ...
basınç ölçer
– Sıvı veya gaz basıncını ölçmek için kullanılan alet, manometre.
...
basınçlı buhar kazanı
– otoklav
...
başında kavak yeli esmek
– Genç sorumluluk duygusundan uzak, zevk, eğlence peşinde koşmak
– Gerçekleşmeyecek şeyler düşünerek vakit geçirmek.
...