Kötü bir şey birinin, kurnazca hazırladığı bir plana göre yapılmak; kafasının altından çıkmak.
...
Arama Sonucu – "âşiyân ı nûra şitab"
Başının çaresine bakmak
– kimseden yardım görmeden kendi işini kendi yapmak
– içinde bulunduğu güç durumdan kendi olanaklarıyla kurtuluş yolu aramak.
...
Başının derdi
(özellikle çocuklar işin sitem yollu söylenir) çok rahatsızlık veren, eziyet eden; baş belası.
...
Başının etini yemek
Birisinden ısrarla, bıkkınlık verecek ölçüde bir şeyler istemek; kafasının etini yemek.
...
Basıölçer
– Buharın veya herhangi bir gazın bulunduğu kabın iç yüzeyine yaptığı basıncı belirleyen alet, manometre
– Akışkanların basıncını ölçen araç
...
Basıp geçmek
1. önündekini geçmek. -2. Ona uğramamak. -3. Ona önem vermemek.
...
Basıp gitmek
– birdenbire gitmek, aklına koyduğu şeyi yapmak üzere bulunduğu yerden uzaklaşmak, çekip gitmek
...
basıvermek
-e, -i Çabucak basmak
...
başkalarına örnek olma
– rol modeli
...
başkalarının sırtında yaşayan canlı parazit
– asalak
...
başkalarının sırtından geçinen
– asalak, parazit
– abacı, ekti, otlakçı, tufeyli
...
Başkalaşım
– Bir kütlenin fiziki ve kimyasal özelliklerinin değişmesi, istihale, metamorfizm.
– özellikle böceklerde ve amfibyumlarda, bir hayvanın embriyo evresinden ergin olana kadar geçirdiği şeki ...
başkaldırıcı
– sıfat. Başkaldıran, isyan eden, asi, isyancı, isyankar
...
başkaldırıcılık
– Başkaldırıcı olma durumu, asilik, isyancılık, isyankârlık
...
başkanlık sistemi
– Devlet yönetiminde tek bir kişinin başkanlığında hükûmet etme ve devleti yönetme esasına bağlı siyasi sistem.
– İng.presidential system
– Alm.Präsidialsystem
– Fr.régime pres ...
Basketbolda 2 Adım Atıldıktan Sonra Yapılan Sayı
– Turnike
...
baskı grubu
– Bir işin yapılmasında, gerçekleştirilmesinde veya tamamlanmasında baskı oluşturan güç.
– Bir toplumun belirli kesimlerinde değişim gerçekleştirmek ve bir amaca hizmet etmek üzere bir ara ...
baskı zorbalık hükmetme
– Tahakküm
...
baskıcı
– İşlenecek kumaşlar üzerine kalıplara resim basan kimse.
– Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse.
– Kısıtlayan.
...
baskılamak
-i Baskı altına almak.
...
baskın
– Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme.
– Kısa süreli, beklenmedik saldırı
– Su basması, sel.
– Ansızın çıkagelme.
– sıfat. Sertlik, zorl ...
Baskın çıkmak (birinden, bir şeyden)
Ondan üstün olmak, onu geride bırakmak.
...
Baskın yapmak
1. Bir kimseyi suçüstü yakalamak için bulunduğu yere ansızın girmek. -2. Düşmana beklemediği bir anda saldırı dü zenlemek. -3. Haber vermeden konuk gitmek, ziyarete gitmek.
...
Baskına uğramak
1. Düşmanın anı ve beklenmedik saldırısına uğramak. -2. Suçüstü yakalanmak. -3. Bir doğa afetinden büyük ölçüde etkilenmek.
...
başkır
– Başarı, muvaffakıyet
...