– biyolog
...
Arama Sonucu – "âşiyân ı nûra şitab"
bıçak
– Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç
– Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç
– Pulluğun toprağa giren bölümü
...
bıçak bileme aracı
– masat
...
Bıçak kemiğe dayanmak
– çekilen sıkıntı artık katlanılamayacak bir duruma gelmek
...
Bıçak sırtı
– Bıçağın keskin olmayan ters yanı
...
bıcırgan
– Boru biçimindeki maden parçaların içini düzleştirip parlatmakta kullanılan alet.
...
bıcırık
– İshal
– Yaramaz.
– Sıska, çelimsiz.
– Bol.
– Geveze.
– Köşe, bucak, uç, açı
...
bıçkıhane
– Bıçkıevi
...
bıçkın
– argo Külhanbeyi, kabadayı, hovarda, serseri.
– sf. Korkusuz, gözü pek, yürekli, cesur
– Cesur.
– Haşarı, yaramaz.
– Delikanlı.
– Yakışıklı delikanlı.
...
bıdık
– sf. Kısa ve tıknaz.
– Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz.
– Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu.
– Kaz ve ördek yavrusu
– Köpek, köpek ya ...
bıkın
– Omurga, bel.
– Sırt, omurga (çoğunlukla bel sözcüğüyle birlikte kullanılır)
– Böğür.
...
bıkkın
– sıfat. Çok bıkmış, usanmış, bezmiş
...
Bıkkınlık gelmek (birine)
Ondan bıkmak, usanmak, bunalmak.
...
Bıkkınlık vermek (birşey birine)
Bir şeyi tekrarlaya tekrar I aya karşı sındakini usandırmak.
...
bıkmak
-den Tekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak.
-den, mecaz Dayanamaz duruma gelmek.
...
bıldırcın
– hayvan bilimi. Tavukgillerden, boz renkli, benekli, yurdumuzda en çok sonbaharda eti için avlanan, etinden ve yumurtasından yararlanılan göçebe kuş (Coturnix).
– Tavuksular (Galliformes) ...
bıldırcın sökünü
– curnata
...
bılkımak
– (nsz) hlk. Bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, erimek, çürümeye, erimeye yüz tutmak,
– İltihap su dolmak, yumuşamak, çürümek, sulanmak
– bk. bılk bılk etmek
...
bıngıldak
– Kafatasının kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde bulunan kıkırdak bölümü.
...
bırakım
– Bırakma işi.
– depozisyon
– metalbilim. Örtme, kaplama işlemi ile, bir metal yüzey üzerine başka bir metal ya da alaşımını bırakma olayı.
– (Söz sanatı terimi) İddiasında bir ...
bırakıt
– hukuk. Miras.
...
bırakmak
-i Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak.
– Koymak
-i Bir işi başka bir zamana ertelemek
-i Unutmak
-i Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek.
-i Saklamak, artırmak
-i Bir işin sorumluluğunu, yük ...
Bıyığı (bıyıkları) terlemek
– Bıyığı yeni çıkmaya başlamak.
...
bıyık altından gülmek
– birinin durumuna belli etmemeye çalışarak gülümsemek
...
Bıyık bırakmak
Bıyıklarını kesmeyip uzatmak.
...