Suçluyu gizlice barındırmak ona yardım et mek ...
Arama Sonucu – "İkaz etme"
yayın kirişini gevşetmek
– yasmak ...
Yazık etmek (bir şeye, birine)
– boş yere zarar vermek ...
Yemin etmek
1. Kutsal bir şeyi tanık göstererek söz vermek (Kars. Ant işmek.) -2. Doğru olduğunu ileri sürmek. -3. Bir şeyi yapmaya kesin söz vermek. ...
yeni yetme
– sıfat. Ergen
– Toy, acemi ...
yeni yetmelik
– Yeni yetme olma durumu ...
yenilgiyi kabul etmek
– pes etmek, abondone olmak ...
yeniyetmelik
– gençlik ...
Yer etmek
1. Bir şey bir yerde yerleşip kalmak, -2. Bir şey bir yerde iz bırakmak. ...
Yer kabul etmez
– çok günahkar kimse işin söylenir. ...
Yerinden etmek (birini)
Onun işini, sahip olduğu yeri yitirmesine ne den olmak. ...
Yerle bir etmek (bir yeri)
Orayı kullanılamayacak ölçüde tahrip etmek. ...
yetmek
– Bir gereksinimi karşılayacak, giderecek nicelikte olmak.
-e Yeterli sebep olmak
– Kötü bir davranış, durum, tutum yeterli olmak, kâfi gelmek
-e, mecaz. Başkasına gereksinim duymamak, ken ...
Yiyim yeri yapmak (etmek) (birini, bir yeri)
Bir kimseden ya da yer den sürekli olarak haksız kazanç sağlamak ...
yıkma, harap etme
– altüst etmek
– hedm ...
yok etmek
– ortadan kaldırmak, ifna etmek, izale etmek.
– mecaz. varlığına son vermek ...
yönetmek
-i Bir kurum veya kuruluşun yasalara, kurallara ve belli şartlara uygun biçimde işlemesini sağlamak, idare etmek, tedvir etmek.
-i Birinin bir konudaki etkinliğine, çalışmasına yön vermek, birini yönl ...
yönetmelik
– Bir kuruluşun çalışma yöntemini belirleyen kuralların tümü.
– Bu kuralların yazılı olduğu belge, talimatname.
– hukuk. Yasa ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak amacıyla hazırlanan ...
yönetmen
– Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse, müdür, direktör.
– sinema, tiyatro. Tiyatro ve sinema oyunlarında oyuncuların rollerini dağıtıp oyunu düzenleyen, metin, yorum, dekor, müzik vb. ...
yönetmen yardımcısı
– Yönetmene her konuda yardımcı olmakla görevli kimse, reji asistanı ...
Yüreği hop etmek (hoplamak)
Bir şeyden birdenbire korkup heye canlanmak; işi hop etmek. ...
Yürürken dengesini kaybetme
– sendeleme ...
zabt etmek
ele geçirmek. ...
zahmet etmek
– biri için yorulmak veya masrafa girmek
– çaba harcamak, gayret göstermek ...
zammetmek
-i, eskimiş. Katmak ...