– Yahudilik
– Hilekârlık, düzenbazlık
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
çığ
– Dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi.
– Bölme veya paravana.
– Süt kazanlarının üzerini kapatmak için kamıştan yapılan örtü.
– Çadırlard ...
çığa
– hayvan bilimi. Yumurtasından havyar yapılan bir tür mersin balığı (Acipenser ruthenus).
– halk ağzında. Horoz, cennet kuşu vb. kuşların kuyruğundaki tüylerden en uzun ve gösterişli olanı ...
çığalanmak
– halk ağzında. Atın kuyruğu horoz kuyruğu gibi dikilmek.
...
çığıltı
– Çığlıkla karışık sesin adı
...
çığır
– Çığın kar üzerinde açtığı iz.
– Patika.
– İz
– mecaz. Yeni bir biçim, yöntem veya yol
– Taşlı yol, patika.
– Yenilikçi akım.
– mecra
...
çığır açmak
– bir alanda yeni bir yol, yöntem başlatmak
...
çığırından çıkmak
1. Doğru yoldan ayrılmak. -2. Düzeltilmesi güç bir duruma girmek.
...
çığırmak
-i, halk ağzında. Çağırmak, seslenmek
– Bağırmak, haykırmak.
– Davet etme
...
çığırtı
– Çığırma sesi
...
çığırtkan
– Çağırtkan.
– Bir olayı, bir haberi yüksek sesle çevreye duyuran kimse
– mecaz. Çıkarı olduğu için birini övüp koruyan kimse
– Sinema. Panayır sinemalarında izleyici avlamak a ...
çığırtkanlık
– Çığırtkanın yaptığı iş
...
çığırtma
– Çığırtmak işi.
– eskimiş. Basit, küçük, nefesli bir çalgı
– Ney ve kaval gibi nefesle çalınan bir saz.
...
çığırtmak
-e Çağırtmak
– İlan etmek, ilan ettirmek, bağırtmak.
...
çığlık
– Acı, ince ve keskin ses, feryat, figan
...
çığlık atmak (koparmak) (çığlığı basmak)
Kulakları tırmalayacak korkunç sesler çıkararak acı acı bağırmak.
...
çığlık şığlığa
çığılık ata ata, bağırıp şağırarak.
...
çığralık
– Karda kürekle, dallarla açılan dar yol.
– Bir tür çalılık
...
çıkacak
– Hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu, çıkma
...
çıkagelmek
– Beklenmedik bir zamanda gelmek
...
çıkak
– Çıkılacak yer, çıkıt, mahreç.
– dil bilgisi. Boğumlanma noktası.
...
çıkan
– matematik. Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı
– matruh
– Bir ötekinden çıkartılacak olan nicelik
...
çıkanak
– dirsek
– Fr. Origine
...
çıkar
– Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar
– Kız
– Çare, yol.
– Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karş ...
çıkar budak
– Çevresi ile bağlantısı zayıflayan ve bazı ağaç türlerinde kendiliğinden düşebilen bir tür budak
...