– teklifsiz konuşmada. “Sakın darılma” anlamında kullanılan darılmaca yok veya darılmaca gücenmece yok deyiminde geçen bir söz.
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
darılmak
– Hoşa gitmeyen bir tutum, davranış veya söz dolayısıyla gücenip görüşmez olmak, gücenmek, küsmek, ilgiyi kesmek
– Gücenmek, kırılmak, alınmak, incinmek
– Azarlamak, paylamak
...
Darısı (dostlar) başına
– bir başarı, bir mutluluk başkası için istendiğinde söylenen bir söz
– “iyi, mutlu bir olayın benzerlerini dostların da görmesini dilerim.” anlamında.
...
darlık
– Dar olma durumu.
– mecaz. Geçim zorluğu.
– mecaz. İç sıkıntısı
...
darmadağın
– sıfat. Çok dağınık ve karışık, darmadağınık, tarumar
...
darmadağınık
– sıfat. Darmadağın
...
daşlık
– Kümes hayvanlarının midesi, katı, taşlık.
– Avlu.
– Kuşların katı denilen midesi
– Taşlık yer
...
daussıla
yurdunu özleme, köyünü özleme.
...
daüssıla
– eskimiş. Yurt özlemi
...
dava adamı
– Bir ülkü uğrunda sürekli çalışan kimse
...
dava arkadaşı
– Aynı ülküyü benimseyenlerden her biri
...
davacı
– hukuk. Dava eden kimse, savlayıcı, müddei
...
davalı
– sıfat, hukuk. Dava edilen (kimse), müddeialeyh.
– sıfat. Davası olan (kimse)
– sıfat. Dava konusu olan
...
davranım
– Davranış
– Genel anlamda bir organizmanın görülen ve görülmeyen her türlü bedensel, ruhsal ve zihinsel etkinliğine verilen ad
– Bir organizmanın belli bir gereksemeyi karşılamak iç ...
davranış
– Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket, eda
– felsefe Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı
– ruh bilimi Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü
...
davranış bilgisi
– toplum bilimi. Görgü kuralları
...
davranış bozukluğu
– ruh bilimi. İnsan davranışlarının ruhsal dengesizlik nedeniyle normal seyrinin dışına çıkması.
– Ruhsal çatışmalar sonucu ortaya çıkan, toplumsal yönden huzursuzluk yaratan ya da toplum ...
davranış tutum
– davranım, muamele, hareket, tavır
...
davranışsal
– sıfat. Davranışla ilgili
...
davul birinin boynunda, tokmak bir başkasının elinde
– sorumluluk birinde olmasına karşın bir başkasının sözü geçiyor
...
Davulu biz çaldık, parsayı başkası (el) topladı
“işi biz yaptık, karşılığını başkası aldı.” anlamında.
...
Dayak arsızı
Dayak yemeğe alışmış (kimse, özellikle çocuk).
...
Dayak düşkünü (düşmanı)
Dövülmesine yol aşacak hareketlerde bulunmayı alışkanlık haline getirmiş (kimse).
...
dayak kaçkını
– sıfat, mecaz. Dayak yemeye alışmış, dayaktan korkmayan (kimse).
...
Dayak kaşkını
Dayak hak etmiş (kimse).
...