– Tulpar
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
eski türklerde tanrı
– ogan, oğan
...
Eski Yunan dili
– Grekçe (ESKİ YUNAN DİLİ)
...
eskiden bakanlık
– nezaret, vekâlet, nazırlık
...
eskiden hint imparatorlarına verilen ünvan
– mihrace
...
eskiden kıdemli memur
– başefendi, başkatip
...
eskiden kullanılan uzaklık ölçüsü
– fersah
– endaze
– arşın
...
eskimoların kendilerine verdikleri ad
– inuit
...
eşkıya
– Dağda, kırda yol kesen hırsızlar, haydutlar (eşkıya)
...
eskrimde dürtücü kılıç
– flöre
...
Eskrimde Kılıç
– Epe
...
Esmer yağız
– siyah, yiğit, doru
...
esnasında
– zf. Sırasında, olduğu anda
...
esnek çalışma
– esnek işlendirme
– Çalışma yeri, koşulları, saatleri, çalışan sayısı, sigorta, ücret ve sosyal yarar itibarıyla çeşitlilik sağlamaya olanak veren işlendirme.
– Çalışanların mesai s ...
espaslı
– sıfat. Espası olan
– Aralıklı
...
Esrar kumkuması (kutusu, küpü)
Neyin nesi olduğu, ne ile uğraştığı bilinmeyen kimse işin söylenir.
...
estetik yargı
– Estetik öznenin, estetik nesnenin değeri ile ilgili yargısı
– Süjenin bir sanat eseri hakkında onun güzel veya hoş olduğu yönünde bir yargıda bulunmak
...
estonyanın başkenti
– Tallin
...
Et kafalı
Anlayışsız, kalın kafalı (kimse).
...
eti yumuşatmak için kullanılan sos
– terbiye
...
etıbba
doktorlar, tabipler.
...
Etle tırnak gibi
Birbirlerine candan bağlı dostlar işin söylenir.
...
Etliye sütlüye karışmamak
– Kendini ilgilendirmeyen işlere karışmamak.
– Kendi halinde yaşamak.
...
Etmediğini bırakmamak (komamak)
Elinden gelen her türlü kötülü ğü yapmak.
...
etnik yapı
– etnik grup
– Dil, kültür, gelenek ve görenek bakımından birbirine bağlı, genellikle aynı soydan gelen bireylerin oluşturduğu küçük insan topluluğu.
...