istediğini elde etmek ya da korumak için biri nin yanından ayrılmamak.
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
etraflıca
– zf. Derinlemesine, ayrıntılı olarak, etraflı
...
Ettiği (yaptığı) hayır ürküttüğü kurbağaya değmemek
Bir işte verdiği zarar yaptığı iyilikten büyük olmak.
...
Ettiği yanına (kar) kalmak
Yaptığı kötülük karşılıksız kalmak, yaptığı kötülüğün cezasını görmemek,
...
Ettiğini yanına bırakmamak
Yaptığı kötülüğe kötülükte karşılık ver mek, ondan öcünü almak.
...
Ev halkı
– Bir evde yaşayanların hepsi
– çoluk çocuk, evladüiyal, hanevade, kız kızan,
– Ehl-i Beyt
...
Ev makarnası
– erişte, cimcik
...
ev saçağı
– çelen
...
Ev yıkmak
– Karı ile koca arasına fitne sokup, ayrılmalarına yol açmak.
– Bir ailenin geçim yollarını ortadan kaldırıp perişan olmalarına yol açmak.
...
evasıt
ortalar, ortadakiler.
...
evde kalmış kız
– Kaluk, Galuk, Arda, Kalık
...
Evdeki hesap çarşıya uymamak
Tasarlanan bir şey başka biçimde gerçekleşmek, sonuçlanmak.
...
Evlerden uzak (ırak)
‘Kimsenin başına bu tür felaketlerin gelmeme sini dilerim.” anlamında.
...
evliliğin ilk adımı
– sözlenmek
...
evreni inceleyen bilim dalı
– kozmoloji
...
evsel atık
– Evde kullanımdan düşmüş, eskimiş, yıpranmış veya çöp durumuna gelmiş maddeler.
...
evvelahır
alt tarafı, önü sonu.
...
Eyvallahı olmamak (birine, hiç kimseye)
Kimseye gönül borcu, minneti olmamak.
...
eyyam ağası
– Her durum ve zamanda fırsat kollayarak büyüklere yaranan kimse, eyyam efendisi, eyyam reisi
...
eyyamcı
– Gününü dilediğince geçiren, gününü gün eden kimse
– Günün koşullarına göre davranan kimse
...
eyyamcılık
– Eyyamcı olma durumu
...
FADiLE
(Ar.) Ka. – (bkz. Fazıl).
...
fadıl
– Çok konuşan
– bk. Fazıl
...
Falakaya çekmek (yatırmak) (birini)
Ayaklarını falakaya bağlayarak tabanlarını kalın bir sopa ile dövmek.
...
fare kapanı
– fakan
...