Kötü bir durumla karşı karşıya kalmak.
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
Hapse atmak (tıkmak)
Tutuklayıp cezaevine göndermek; içeri atmak.
...
hapşırma
– Aksırma
...
haralı
– Olduğundan fazla gösterilen, abartılan
...
harannı
– Tencere
...
Harcı olmak (bir şey, birinin)
1. Birinin yapabileceği bir iş olmak. -2. Ancak o kimseye özgü bir iş olmak.
...
harcıalem
herkese açık, herkese uygun.
...
harcırah
– Yolluk, yol parası
...
hardal gazı
– Deriyi tahriş ederek solunum yollarını ve gözleri etkileyen, yiyeceklerle birlikte alınması durumunda yemek borusu ve bağırsaklarda ağır yaralar açan kimyasal silah
– iperit
...
hareket hastalığı
– tıp. Gemi, uçak veya arabada yapılan seyahat sırasında mide bulantısı ve sıkıntı biçiminde görülen bir tür rahatsızlık, taşıt tutması
...
Hareket noktası
Yapılacak bir işin, geliştirilecek bir düşüncenin baş langış noktası.
...
hareket olaylarını inceleyen bilim dalı
– kinetik
– devinim
...
Haremlik selamlık olmak
Bir yerele kadınlar ve erkekler ayrı gruplar halinde oturmak.
...
harita çıkarma aleti
– plançete
...
harita çıkarma aleti
– plançete
...
harita kitabı
– atlas
...
haritacılık
– Haritacının yaptığı iş.
– Harita ve bu haritalarda kullanılan işaretlerin özelliklerini araştıran, haritanın tasarım, basım ve kullanım yöntemlerini geliştirmeye yönelik araştırmalar yap ...
harım
– halk ağzında. Sebze ve meyve bahçesi.
– halk ağzında. Tarla ve bahçe çevresindeki çit
...
harmanı aktarmaya yarayan saplı araç
– dirgen, yaba, ananet
...
Haşatı çıkmak
1. işe yaramaz bir duruma gelmek. -2. çok yorulmak.
...
hasenat-ı muzie
– Aydınlatıcı güzellikler, iyilikler.
...
hasıd
ekin biçen, hasatçı.
...
hasıl
ortaya çıkan, var olan.
...
hasıl etmek
– meydana getirmek, ortaya çıkarmak.
– Toprağı iyi işlemek.
...
hasıl olmak
ortaya çıkmak, var olmak.
...