sözün kısası.
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
hasılat
– Ürün
– Gelir, kazanç
...
hasılat-ı gayr-i safiye
brüt gelir
...
hasılat-ı safiye
net gelir.
...
hasılı
kısacası, sonuç olarak.
...
hasıllamak
– Arıtmak
– Toprağı ekime hazırlamak.
– Ham deriyi yumuşatmak, işlemek.
– Hamuru kıvamında yoğurmak.
– Bir kimseyi iyice dövmek.
– Hamur veya çamuru yoğurarak yumuş ...
hasım
– Düşman, yağı.
– Bir oyun, dava veya yarışta karşı taraf
...
hasım yağı
– düşman
...
Hasır attı etmek (bir şeyi)
Onu örtbas etmek, unutturmaya çalış mak, işleme koymamak; minder altı etmek.
...
Haşır neşir olmak (biriyle) (bir şeyle)
1. Onunla, onlarla kaynaşmak, sıkı fıkı olmak. -2. Onunla uğraşmak.
...
hasta sayrı
– rahatsız, vasıb
...
hastalığın semptomlarını ortadan kaldıran tedavi
– Palyatif
...
hastalık
– Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı
– Ruh sağlığının bozulması durum ...
Hastalık hastası
Hiçbir hastalığı olmadığı halde, kendinde sürekli olarak birtakım hastalıklar olduğunu sanan kimse için alay yollu söylenir.
...
Hastalık kapmak, (hastalığa tutulmak)
Bulaşıcı bir hastalığa yakalanmak.
...
Hastalık Nöbeti
– kriz, akse
...
hastalık oluşturan
– patojen
...
hastalıklı sakat
– alil, yarım, sağlıksız, algın, male
...
hatalı yürüme
– spor. Basketbolda bir oyuncunun top elindeyken yerde zıplatmadan bir adımdan fazla yürümesi, step
...
hatıf
– Kapıp götüren.
– Göz kamaştıran
...
hatır
– Düşünme, akılda tutma, hafıza, zihin, akıl, yâd
– Gönül, kalp
– Birine karşı duyulan saygı, sevgi
– Durum, keyif, hâl
...
Hatır belası
Sevilip sayılan bir bir kimsenin ricası üzerine yapılan iş, katlanılan sıkıntı.
...
Hatır gönül bilmemek (tanımamak)
Doğru”bildiği yoldan kimsenin hatırı için şaşmamak, doğruluğuna inandığı işi yapmak.
...
Hatır işin
Onu sevindirmek için, onun gönlü olsun diye.
...
Hatır sormak
“Nasılsınız, iyi misiniz?” diye sormak.
...